Viranşehir’de çiftçiler elektrik ve su verilmediği için protesto gerçekleştirmiş ve gözaltına alınmışlardı. O zaman da yazmıştık, kesintinin sebebi ödenemeyen borçlardı. Çiftçinin borç ödemek için ürününü hasat etmesi gerekiyordu ancak su kesintisi nedeniyle toprakları da susuz kalmıştı. Özelleştirilmiş enerji dağıtımının faturası yılın en sıcak günlerinde çiftçilere kesilmişti. Yüksek borçlar çiftçilerin şirketlere düşük fiyatla ürün vermek zorunda kalmasının en önemli sebeplerinden birini oluşturuyor. Bu bağlamda yeni yapılan zammın en çok etkileyeceği kesimlerin başında da şüphesiz ki çiftçiler geliyor.
Öte yandan özelleştirmenin yarattığı sorunlar DEDAŞ’ın yarattıklarıyla, çiftçilerin borçlarıyla da sınırlı değil, biliyoruz. 2022 Şubat ayında sıcaklığın eksi 7 dereceye kadar düştüğü Isparta’da 4 gün elektrik kesilmişti. Kâr güdüsüyle altyapıya yatırım yapılmamış, kesinti felakete dönüşmüştü. Bir yurttaşın evinde donarak öldüğü haberi basına yansımıştı. Gözler Cengiz ve Kolin’e çevrilmişti. Abone başına 109 lira (!) tazminat ödemişlerdi.
Gelelim günümüze, yüzde 38lik ve yüzde 30luk zamlar yapılırken bir yandan da ülkenin farklı noktalarında yangın çıkmaya devam ediyor. Dünyanın farklı yerlerinde de sıcaklar yüksek ve insanlar elektrik kesintileri nedeniyle aşırı sıcaklarda hayatlarını kaybediyor.
Tüm bunlar toplumsal ve çevresel, genel çıkarlar yerine özel çıkarlara öncelik veren kemer sıkma ve neoliberal politikaların temel hizmetler üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor. Tüm bu koşullar bu zamma acil ve ciddi bir itirazı gerektiriyor. Bununla da yetinmeyip özelleştirme politikalarına karşı bir mücadeleyi gerektiriyor. Aynı şekilde enerji dönüşümünün neden piyasalara bırakılamayacağını da ortaya koyuyor. Başka bir deyişle kamucu, demokratik bir sol politikanın toplumsallaşması gerekiyor.