Özer Akdemir: Trump yenilenebilir enerji lobisini karşısına alan bir politika izliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Trump’ın bir “iklim inkarcısı” olarak küresel ısınmayı reddetmesi ve küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonları ile ilgili uluslararası anlaşmalara imza atmayacağını açıklaması, Paris İklim Anlaşması’ndan ABD’yi çıkarması kimse açısından şaşırtıcı değildi çünkü Trump’ın ilk dönemi ve ikinci kez yürüttüğü seçim kampanyalarındaki açıklamaları hep bu yöndeydi.

Ancak, Trump’ın fosil yakıt üretimi ve lobisi ile olan sıkı fıkılığının “yenilenebilir enerji düşmanlığı” ya da bu alandaki yatırımları engelleme boyutuna ulaşacağı çok da kestirilebilir bir politika olmasa gerek. Trump burada da “Ne yapacağı önceden kestirilemez adam” tanımlamasını haklı çıkarır tarzda, yenilenebilir enerji lobisini karşısına alan bir politika izliyor.

Dr. Okşan Bayülgen, Trump’ın dış politika ve enerji alanındaki hamlelerinin, “İklim krizine karşı küresel çabaların hızını kesen bir siyasi iklim” yarattığı görüşünde. Petrol gerekçesiyle yapılan askeri operasyonlar, iklim değişikliğini reddeden söylemlerle birleşirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik engellemeler de dikkat çekiyor.

Bayülgen, bu yaklaşımın uzun vadeli planlardan ziyade “güç ve gösteri” odaklı bir anlayışı yansıttığı görüşünde. Fosil yakıtlara karşı güçlü bir “temiz enerji” savunucusu olan Bayülgen’e göre temiz enerjiye geçiş ekonomik olarak geri döndürülemez olsa da, Trump’ın politikaları bu süreci tehlikeli biçimde yavaşlatıyor.

Trump döneminin dünyanın iklimi, halkları, ezilenleri açısından hiç de iyi bir dönem olmayacağı zaten çoktan belli oldu!

Özer Akdemir’in yazısı