Özer Akdemir: Kirazlı köyünün çevresi büyük bir maden şantiyesine dönmüş durumda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

O günlerde, on binlerin tepkisini yatıştırmak için Kirazlı’daki o korkunç ekolojik yıkım görüntülerinin olduğu sahanın “rehabilite edileceği” sözünü veren Orman Genel Müdürlüğü yıllarca bu sözünün üzerine yatmış, bölgede rehabilitasyon namına tek bir adım atmamıştı. Alamos Gold gittikten sonra sahayı Kanadalılardan alan Nurol Holdingin TÜMAD şirketi ise hemen çalışmalara başladı.

Kanadalıların Doğu Biga Madencilik’inin adını “Altınkale” olarak değiştirip, yeni ÇED süreci bile başlatmaya gerek görmeden apar topar işe giriştiler. Kuşkusuz yeni bir Kirazlı direnişinden, yeni bir su ve vicdan nöbetinden ödleri kopuyordu.

Sahadan son gelen görüntüler, şirketin madeni bir an önce işletmeye geçirmek için hummalı bir çalışma yürüttüğünü gösteriyor. Bir zamanlar yüzlerce insanın nöbet tuttuğu Kirazlı Balaban Tesislerinin bulunduğu alana girişler kapatılmış, Çan Çanakkale yolundan sahaya girişlerde jandarma bölgeye gelen hemen herkese GBT yaparak tedbirlerini sıkılaştırmış.

Çanakkale kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Kirazlı köyü, maden buralara gelmeden önce şifalı suları ve kütür kütür tatlı kirazları ile gündeme gelirdi kiraz mevsiminde. Bugün ise köyün çevresi şimdiden büyük bir maden şantiyesine dönmüş durumda. Ayazma’da “Kirazlar dalda kaldı” diye kederlenen Evciler köylüsü İsmail, Kirazlı’daki talanı, tahribatı görse, “Püeehhhh, bizimki de dert miymiş” der, şehla gözlerini belertirdi.

Özer Akdemir’in yazısı