CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sancaktepe’deki mitingde konuştu: “Hırsızına sahip çıkan, ayakkabı kutularına sahip çıkan, “Babacığım, babacığım paraları sıfırlayamadım” diyen oğluna fırça atan… Gün gelecek o defterleri açacağız, Yüce Divan’da yargılayacağız.”

CHP’nin ‘millet iradesine sahip çıkıyor’ sloganıyla çarşamba akşamları düzenlediği miting serisi bugün Sancaktepe’de devam etti.
Özel, özetle şunları söyledi:
‘Ekrem başkanı alacağız’
* İşte biz, haklılar, güçlüler, hem sesi çıkanlar, hem de aslan gibi yüreğiyle bu meydanlara koşanlar onlara sesleniyoruz. Bu milletten kaçamazsınız. Bu darbeyi sürdüremezsiniz. Adayımızı esir tutamazsınız. Ekrem Başkanı alacağız, iktidarı alacağız. Millet kazanacak, halk kazanacak, biz kazanacağız. Bu akşam 16.30 gibi Ekrem Başkanın yanındaydım. “Benim için Beylikdüzü neyse Sancaktepe de aynısıdır” dedi. Sancaktepe’yi geçmişte kendi kalesi sananlar gördüler ki kale siyaseti bitmiş, artık burası milletin kalesidir.
‘Bu büyük ihmali asla kabul etmiyoruz’
* Heyecanımız yüksek, enerjimiz yüksek ama memleketin durumu hiç parlak değil. Ben buraya doğru gelirken, ekranda sizleri izliyordum. 12 şehidimiz için saygı duruşunda bulundunuz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize ve ailelerine baş sağlığı diliyorum. Ancak böyle bir ihmali bir türlü içimize sindiremiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 19 askerimizin bir mağaraya sokulup 12’sinin hayatını kaybetmesini, ordumuzun envanterinde insansız araçlar, robotlar varken oraya ölçüm cihazlarının çok önceden gitmesi gerekirken, evlatlarımızda gaz maskesi, oksijen tüpünün olması gerekirken, bunların bir kısmının ihmal edildiği, tedbir alınmadığı ve boşu boşuna 12 aslan parçasını kaybettiğimizi düşündükçe bunu bir türlü içimize sindiremiyoruz. Bir metan gazı ölçüm dedektörünün sadece 1,100 lira olduğu noktada, bu büyük ihmali asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, bunu sonuna kadar araştıracak, milletimize söz veriyoruz.
‘Tüm olumsuzluklardan kurtaracağız’
* Maalesef bu beceriksiz iktidarın elinde ekonomimiz gün geçtikçe dibe doğru sürükleniyor. 13,5 milyon işsizimiz var, son 10 yılın en kötüsü. Maalesef ne eğitimde ne istihdamda olan ev genci olarak nitelendirilen gençlerimizin sayısı 4,5 milyonu buldu.
* Buradan Türkiye’nin hangi görüşten olursa olsun, hangi mezhepten olursa olsun, Türkiye’nin bütün gençlerine söz veriyoruz. Sizi bu yasaklardan da bu yolsuzluktan da bu yoksulluktan da AK Parti kaldıracağım deyip gelip iyice berbat ettiği Türkiye’deki tüm olumsuzluklardan kurtaracağız, Cumhuriyetin bundan sonraki dönemi, 100 yıl öncesinde olduğu gibi gençlerini kucaklayan ve gençleriyle birlikte yarınlara taşınan bir cumhuriyet olacak. Söz veriyoruz sizlere.
‘Artık Erdoğan’ın eline Kenan Paşa su dökememektedir’
* Erdoğan sokaklardan, meydanlardan korkuyor diyoruz. Korkar tabii ama bunu da hak etti. 35 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nin ilan vererek çağırdığı Ekrem Başkanın diplomasını derhal iptal et diyorlar. Üniversitenin İşletme Fakültesi iptal etmiyor, dekana bastırıyor, istifa ediyor yine iptal etmiyor. Bu sefer yetkisi olmayan üniversitenin yönetim kurulunu topluyorlar, diplomayı oradan iptal edip, Ekrem başkana dava açıp siyasi yasak getirmeye çalışıyorlar. Bu olay olduğunda sene 1990.
* 2025 yılına gelmişiz, 1990’daki Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirmeye çalışıyorlar. O yüzden bu mücadele bir demokrasi mücadelesidir. 12 Eylül darbecilerinin getirdiği siyaset yasakları kalktıktan 35 yıl sonra 18 yaşındaki Ekrem’e siyaset yasağı getirenler 12 Eylülcülerden daha gözü dönmüştür, daha darbecidir, demokrasiden daha az nasibini almıştır. Artık Recep Tayyip Erdoğan’ın eline Kenan Paşa su dökememektedir. Bugün Kenan Evren yaşasa Erdoğan’a der ki, “Tebrik ederim seni, boynuz kulağı geçti.”
‘Senin tavla oynayabileceğin bir üniversite arkadaşın yok’
* Sayın Erdoğan’ın akşamları muhalif kanalları çok izlediğini biliyoruz. Bugün akşam Sözcü TV karardı ama Tele 1 ve Halk TV açık, hangisinden izliyorsa Erdoğan’a sesleniyorum. Sen Ekrem Başkanın alnının teriyle aldığı diplomasına saldırırsan, senin tavla oynayabileceğin bir üniversite arkadaşın yok.
* Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Yarın sabah üniversiteyi birlikte okuduğu bir arkadaşıyla bir Türk kahvesi içip fotoğrafını paylaşırsa ben bir şey söylemeyeceğim. Ama bir kahve içecek üniversite arkadaşı yok, bizim diplomamıza saldırıyor. Sonra da gençler Sancaktepe’den ona sesleniyorlar. Size söz veriyorum, Ekrem başkanın alnının teriyle aldığı o diplomayı geri alacağız, başımızdaki bu diplomasızı da göndereceğiz.
‘Yüce Divan’da yargılayacağız’
* Buradan büyük bir özgüvenle söylüyorum. Hırsızlık yapan, rüşvet alan, devleti zarara uğratan kim varsa CHP’de yeri yoktur. Ama senin iftiracılarına kurban edeceğimiz bir tane de arkadaşımız yoktur, bunu böyle bil. Eğer yanlış yapan varsa cezasını çekecek.
* Ama hırsızına sahip çıkan, ayakkabı kutularına sahip çıkan, “Babacığım, babacığım paraları sıfırlayamadım” diyen oğluna fırça atan… Bu millet seni unutmadı. Gün gelecek o defterleri açacağız, o bakanları da, ona sessiz kalanları da Yüce Divan’da yargılayacağız, and olsun.