Peki 2023’ten itibaren ne olmuş? Döviz kuru son 1 yıldır neredeyse sabit fakat aynı dönemde TÜİK enflasyonu yüzde 69 seviyesinde. Hal böyle olunca, Türkiye’deki fiyatlar döviz bazında da artıyor. Böylece Türkiye, yurtdışına göre daha pahalı hale geliyor.
Bugün Türkiye’de bir adet Big Mac’in (menü değil) fiyatı 180 TL. Güncel kurla 5,57 dolar. Bu haliyle Türkiye’deki Big Mac’in fiyatı, aynı hamburgerin 5,35 dolar olduğu ABD’den, 5,17 dolar olduğu Kanada’dan, 5,06 dolar olduğu Yunanistan’dan daha pahalı. Peki ne çıkar bundan?
Big Mac endeksi, reel kurun olması gerekenden değerli olup olmadığına ilişkin fikir verir. Bu endeks sadece Big Mac’in değil, TL’nin de pahalı olduğuna, TL cinsinden finansal enstrümanların cazip olmadığına ilişkin ipuçları içerir. Yabancı sermaye çekmeye çalışan bir ekonomik program için TL’nin pahalı olması iyi haber değil… Aynı hamburger ABD’den daha pahalıya satılıyorsa buradan çıkacak birkaç sonucun ilki, TL’nin olması gerekenden daha değerli olduğudur. Demek ki, yakın zamanda TL’nin değerini kaybettiği, doların yükseldiği bir süreç yaşayacağız.
Dolar kurunun yükselmesi önümüzdeki iki ayda gerçekleşirse, iktidarın üzerindeki asgari ücrete ve emekli maaşına zam yapma baskısı artacağından, piyasanın ihtiyaç duyduğu devalüasyon yaz ortasında ya da sonunda gerçekleştirilecektir. Yani evvela haziran sonundaki ücret pazarlığı atlatılmalıdır.
Bu da, yılın ikinci yarısında halk için bir cehennem vadisi hazırlandığı anlamına gelir. Asgari ücretin 17 bin TL’de sabit tutulurken, aynı anda bütçede tasarruf tedbirlerinin sertleştirildiği, faizlerin yüksek tutularak istihdamın baskılandığı, kredi kartı faizlerinin yüksek tutularak halkın tüketiminin kısılmaya çalışıldığı tüm bunlar yaşanırken TL’nin devalüe edildiği, enflasyonun da düşürülemediği bir cehennem vadisi…