Osman Müftüoğlu: Akdenizli olmak bir şanstır, bir ayrıcalıktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Akdenizlilerin daha uzun (lifespan), ama aynı zamanda daha sağlıklı (healthspan) bir ömür sürebilmelerinin yani “LONGEVİTY İPİ”ne çok daha sıkı tutunabilmelerinin nedeni yalnızca ve zannedildiğinin aksine AKDENİZ DİYETİ filan değildir. Evet Akdeniz diyeti önemlidir ama Akdeniz avantajlarından sadece biridir. Akdeniz coğrafyasının neredeyse tamamını başka coğrafyalara göre, bir longevity cennetine çeviren ve ne yazık ki çoğu zaman gözden kaçırılan başka önemli özellikler de var. O özelliklerin çoğu “YAŞAM TARZI” ve “ÇEVRE” ile birebir ilişkili. Yani mesele sadece “gırtlak meselesi” ya da “zeytinyağı mucizesi” ve “keçi sütü” gibi detaylarla bağlantılı değil. Akdeniz’i bir longevity cennetine çeviren farklı pek çok ayrıntı var. Üstelik o ayrıntılar aslında hepimizin çok iyi bildiği ama nedense ısrarla ISKALADIĞI, basit mi basit, ucuz mu ucuz, kolay mı kolay ve bir o kadar da sıradan ayrıntılardır. Bana sorarsanız o ayrıntıların ilk 10’unda aslında her coğrafyada olması gereken şu başlıklar vardır…

İsterseniz gelin longevity kavramını bir kez daha hatırlayalım: Longevity “antiaging”ten farklı olarak sadece uzun bir ömür yaşamayı ve ömrün süresini uzatmayı (lifespan) hedeflemez. Longevity kavramı aynı zamanda o ömrün son nefesine kadar sağlıkla, huzurla, kronik hastalıklardan çok etkilenmeden yaşanabilmesini de (healthspan) hedefler. Akdeniz pek çok özelliği ile lifespan ve healthspan’in yani 50’li yaşlardan sonra “HAYAT ARABASI”nı/”LONGEVİTY”i daha keyifli, daha problemsiz, daha enerjik, daha mutlu ve huzurlu sürdürebilmenin anahtarları olan iki iyi hayat belirleyicisini bir arada tutup yaşatabilen/koşturabilen mucize atların birlikte yer aldığı muazzam bir coğrafyadır. Ve bu nedenle tekrar hatırlatayım: AKDENİZLİ OLMAK BİR ŞANSTIR, BİR AYRICALIKTIR.

Osman Müftüoğlu’nun yazısı