CHP’nin bu yılın başlarında yayımladığı ekonomi raporuna göre 1986 yılından itibaren gerçekleşen toplam 73.7 milyar dolarlık özelleştirmenin 65.6 milyar doları AKP döneminde gerçekleşti. Bu tabloya göre 1986 yılından itibaren yapılan özelleştirmelerin yüzde 89’u AKP iktidarında uygulandı!
Bu utanç verici bir tablodur. Ancak AKP halkçı ve devletçi bir siyasi parti olmadığı için, ABD’nin dünyada öncülüğünü yaptığı emperyalizmin ve kapitalizmin bir uzantısı olarak hareket ettiği için, bunu utanç verici bir durum olarak değil, övünülecek bir gelişme olarak görmektedir!
Dini ve milli duyguların arkasına sığınan AKP bu yolla milleti kandırmaktadır, halkın yanındaymış izlenimi yaratmaya çalışmaktadır. Oysa AKP burada dini ve milli duyguları sadece bir maske ve kamuflaj olarak kullanmaktadır. Çünkü özelleştirmecilik, serbest piyasacılık, neo- “liberalizm” ve kapitalizm kategorik olarak milli olamazlar. İslamın temel kitabı olan Kuran da bir sömürü düzenini savunmaz, soyut bir bağlamda da olsa, eşitlikten, adaletten, merhametten, vicdandan, yardımseverlikten söz eder.
Öte yanda halkçılık, devletçilik, kamuculuk, toplumculuk adına bir devlet inşa eden yöneticilerin birçoğu da bu ilkelere uymayarak oligarşik bir devlet modeli kurdukları için, devlet kavramı da yıpratılmıştır, özelleştirmeci, serbest piyasacı, neo-“liberal”, kapitalist odakların bu durumu suiistimal etmesine fırsat tanınmıştır.
Bu nedenle görünüşte değil gerçekten halkçı olan bir devletin kurulması, insanlığın gelişmesi için zorunlu bir önkoşuldur.