Geçmişinde böyle müstebid bir devlet ve güçsüz bir siyasal muhalefet geleneği bulan Ali İsmail, kendisine dayatılan iki geleneksel yolu tercih etmedi. Tıpkı tüm o Geziciler gibi.
Bunun yerine o, politik eylemi yeniden yaratmayı denediği gibi, devlet ve iktidara da yeni bir toplumsal açılım yolu önerdi: Bir defa devleti işgal etmek yerine, işgalciye karşı durmayı, ona haddini bildirmeyi, başkalarıyla ortak bir siyasal hayat kurmayu ve sahte yönetişim tekniklerinin yerine somut ve hakiki bir siyasal paylaşım alanı geliştirmeyi öne aldı. Dahası iktidarın kibrine karşı durdu.
Kendisi olmaksızın bu ülkede bir hayat kurulamayacağını anlattı: “Devlet sizin değil! Biz de varız!”