Türkiye’nin dünyanın en parlak ülkeleri arasına girmek vizyonu ve bu uğurda atılan büyük adımları öldürmek ve yok etmek için, mesele ta 1950’de başladı.. Batı’nın bir parçası, NATO’nun ileri karakolu ve bir savaş makinesi yapmakla işe giriştiler ve Kenan Evren’i darbeyle işbaşına getirerek daha büyük bir adım attılar.
Şimdi de ‘İslami ordu’ masallarıyla proje hızla ilerliyor.
Yazık ki yazık!
İktidar çevrelerinde Cemaat ile ortaklık politikası yürürlükteyken ordunun mezarı kazılmaya başlandı. ‘Müslüman ordu’ kapanı, Balyoz ve Ergenekon uyduruk davalarıyla yürürlüğe kondu.
Cemaatçi, kafası yıkanmış ‘Müslüman’ gençlerden yetişmiş üst rütbeli binbaşılar, albaylar, generaller yetiştirildi, yükseltildi ve ordunun mezarı kazıldı ve böyle darbelere ulaşıldı.
İktidarın ‘milliyetçi’ efsunlu parlatılmış politikalarıyla, milliyetçi parti ve seçmenleri müttefik yapıldı. Ama en büyük müttefikleri de ordunun kendisi oldu..