CANAN COŞKUN
canancoskun2@gmail.com
@canancoskun
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli bir müdür ve bir amirin, bir işadamıyla birlikte ‘örgüt üyeliği’ ve ‘örgüte yardım‘ suçlamalarından soruşturulduğu, soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği ortaya çıktı.
Aralık 2016’da birçok resmi kuruluşa ihbar e-postaları gönderildi. İddialar soruşturmaya değer bulundu. İstanbul valiliği, suçlamaların müfettiş bilgi ve tekniğini gerektirdiğine karar vererek İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talep etti. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü müfettiş görevlendirdi. İstanbul başsavcılığı da soruşturma açtı.
Soruşturma kapsamında ihbarlarda adı geçen dönemin Organize Şube müdürü Gaffar Demir ve aynı şubede amir Çağatay Şenol’un yanısıra İstanbul’daki adliye binalarının taşeron temizlik firması Piripak Temizlik’in sahibi Necati Altın’ın ifadesi alındı.
İki yıl süren soruşturma sonucunda, Temmuz 2018’de, dönemin başsavcı vekili Hasan Yılmaz, iddialar dışında somut delil bulunmadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verdi.
İddialar…
E-postalarda şüpheliler hakkında birden fazla iddia yer alıyordu
İddialar içinde en fazla dikkat çeken şuydu: 9 Şubat 2016’da Nişantaşı’ndaki Hünkar adlı restoranda aralarında dönemin Organize Şube müdürü Gaffar Demir, bir Yargıtay daire bakanı ve Sarallar olarak bilinen suç örgütünden Alaattin ve Zafer Saral’ın da bulunduğu bir grup bir araya geldi. Davet sahibi Necati Altın’dı. Toplantının gündemi ‘Saralların illegal faaliyetleri’ydi.
Bir başka iddia Demir’in İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti’yle ilgili soruşturmadaki rolüne ilişkindi. Özet olarak Demir’in, gerek Sarallar’dan gerekse Zindaşti ve rakibi Ünğan grubundan rüşvet istediği/aldığı öne sürülüyordu.
Savcılığın tespitleri
Soruşturma kapsamında şüphelilerin HTS kayıtları, telefon görüşmeleri ve baz sinyal bilgileri incelendi. Demir ve Altın’ın Hünkâr adlı restoranda gerçekleştiği öne sürülen toplantıda bulunmadığına kanaat getirildi.
Demir’in restoranın kamera görüntülerini kontrol edip ön araştırma yaptırdığı belirlendi ancak ne elde edildiği bilgisine ulaşılamadı. Demir’in söz konusu toplantıya katıldığına ilişkin delilleri yok ettiğine ilişkin delil bulunmadığı, dolayısıyla iddianın ‘yıpratma ve itibarsızlaştırma’ amacı taşıdığı belirtildi.
Demir hakkında Zindaşti’yle ilgili soruşturma bağlamındaki iddia da dayanaksız bulundu.
Polis Çağatay Şenol’un örgüte yardım ettiğine veya Nişantaşı’ndaki buluşmayla ilgili görüntü ve kayıtların yok edilmesinde rolü bulunduğuna ilişkin bir delile ulaşılamadı.
İşadamı Altın’ın söz konusu görüşmenin yapılmasını sağladığına ilişkin delil elde edilemediği belirtildi.
Savcı Yılmaz bu tespitler doğrultusunda 11 Temmuz 2018 tarihinde şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.
Kim kimdir?
Gaffar Demir, İstanbul Organize Şube Müdürlüğü’ne 1 Aralık 2015’te atandı. Öncesinde Eyüp emniyet müdürüydü. Demir, Ocak 2017’de de dönemin İstanbul emniyet müdürü Mustafa Çalışkan tarafından Kaçakçılık ve Organize Şube müdürlüğüne atandı. Demir, şu an Sarıyer’deki Kilyos Polis Okulu’nda eğitmenlik yapıyor.
Çağatay Şenol ise 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında İstanbul Özel Harekât Şube müdür yardımcısıydı. 21 Ekim 2019’da ise yine Çalışkan tarafından Küçükçekmece emniyet müdür yardımcısı olarak görevlendirildi. Şenol, ‘kendi isteğiyle’ istifa etti.
Necati Altın, Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki verilere göre Piripak Endüstriyel Temizlik A.Ş.’yi 20 Şubat 1998’de 5 milyar TL sermayeyle kurmuş. Şirketin bugünkü sermayesi 6 milyon 250 bin TL. Altın 13 Şubat 2005’te Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzluk operasyonu kapsamında tutuklanan isimlerden biriydi.
Arka plan
Demir, Şenol ve Altın hakkındaki ihbar e-postalarından biri Özel Büro İstihbarat Grubu adıyla ozelburoistihbarat.com adresi üzerinden yollanmış. İnternet arama motorunda taradığımızda Linkedin sitesinde grubun sözcüsü olarak Erkut Ersoy görülüyor. Ergenekon hükümlüsü Ersoy, üç yıl cezaevinde kalmıştı. Haberle ilgili konuştuğumuz Ersoy daha içeriğini duymadan ihbarı kendilerinin yapmadığını, kendi e-postalarında logolarının mutlaka bulunduğunu, muhtemelen birilerinin sitenin ismini kullandığını belirtti.