Oray Eğin: Cumhurbaşkanı'nın medya stratejisini kim yönetiyorsa kapının önüne konmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Sonuçta AKP öncesinde de kusurlu, yer yer zararlı bir medya sistemi vardı. Fazlasıyla kusurlu olduğu için bu kadar kolay dönüştürülebildi. Kurunun yanında yaş da yandı, ucu hepimize dokundu. Ama dolaylı olarak AKP’nin azgın hırsı bir şekilde medyada gecikmiş bir temizleme operasyona da vesile oldu.

Yine aynı soruyu soruyorum: İyi mi oldu? Doğrusu, Cemaat’le savaş konusunda Doğu Perinçek kadar fanatik bir Erdoğan’cı olma noktasındayım. Neredeyse ‘Helal olsun’ diyeceğim. Kim yapıyorsa iyi yapıyor…

Eyüp Can konusunda ise emin değilim. Çünkü ben medyada da, hayatın diğer alanlarında da elenmenin profesyonel kriterlere dayanarak yapıldığı adil bir dünya özlemi içindeyim. Özellikle medyada çünkü şu neredeyse 20 yıllık deneyimim bizim meslekte liyakate göre ödüllendirmenin hiç olmadığını gösterdi bana. Bu çocuk iktidar yandaşları istediği için değil, yeteneksiz olduğu için gönderilmeliydi.

Yeteneksizliği benim sübjektif görüşüm de değil: Ne görev verildiyse yapamadığı gibi, gerisinde batık gazeteler bıraktı. Şimdi iktidar yandaşları Eyüp Can gönderildi diye bayram ediyor. Oysa ait olmadığı medyadaki ömrünü en az bir 10 yıl daha uzattılar.

Hep söylüyorum: Cumhurbaşkanı’nın yanında medya stratejisini kim yönetiyorsa hemen kapının önüne konmalı. Erdoğan gerçekten Aydın Doğan’la savaşmak istiyorsa yapacağı çok basit bir şeydi: Üç-dört yerden haber yollatıp Eyüp Can’ı Hürriyet’in başına getirmek. Amiral gemisinin Titanik olması 12 ay bile sürer miydi, emin değilim.

Oray Eğin’in yazısı