Arda Turan’ın ne olmak istediği ve istemediğini çok iyi biliyorum. Ali Sami Yen’de top toplarken bile hedefi sadece futbolcu olmak değildi, bir şeyleri değiştiren bir devrimci olarak anılmak istiyordu. Sistemin bir ürünü değil de sistemi dönüştüren bir güç gibi. Altyapıdaki totaliter düzene son veren, gençlerin sesini duyurabildiği bir futbol kültürünün kapısını açan bir ikon mesela. Olmak istemediği ise Emre Belözoğlu’ydu; bunu bana bizzat söyledi. Bir gün alaycı bir şekilde “Benden bir Emre Belözoğlu yaratamayacaksın” demişti ve ben bu sözlerini Arda’nın eşsiz, nevi şahsına münhasır, kimseyle kıyaslanmayacak kadar özgün, tekil biri olarak tarihe geçmek istediğine yorumlamıştım.