Eğer 28 Şubat sürecinde liberaller kendi çıkarlarını değil de entelektüel namusu tercih etselerdi FETÖ tehlikesi bugünkü kadar büyür müydü? Diğer İslamcı hareketler, Milli Görüş mesela hiçbir zaman Kırık Hoca’ya sempatiyle bakmamıştı.
Kim dava adamı, kim davayı başka emeller için kullanıyor farkındalardı… Ama liberaller kolaylıkla kandırıldı, bunun ideolojik altyapısı da hazırdı.
80’lerde Birikim Dergisi çevresinde Murat Belge ve Ömer Laçiner’in önderliğinde ‘İslamcılarla diyalog’ çabaları zaten başlamıştı. 28 Şubat bu çevreleri hazırlıksız yakalayınca ittifak uğruna farklı kesimler birbirine kenetlendi.
Türk liberali çoğu zaman tembel ve sığ olduğundan kulaklarına FETÖ tarafından fısıldanan ezberleri (“hoşgörü, diyalog”) kendi mahallelerine ‘Siyaset Meydanı’, İletişim ve Metis’ten çıkan kitaplar, Birikim ve Defter dergileri ve de tabii ki Firuzağa Kahvesi’nin basın bülteni (bir dönem benim de yazdığım) Radikal İki üzerinden anlatıyorlardı.