Onur Özgen: Dünya Kupası, her kuşağa 'Ben bunu gördüm' deme hakkı verir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dünya Kupası kuşaklar arasında bitmeyen bir tartışma yaratır. Herkes kendi döneminin daha sahici, daha güzel, daha unutulmaz olduğuna inanır. Bu tartışmanın kazananı yoktur, çünkü herkes aslında aynı şeyi savunur: Kendi çocukluğunu. Birinin Maradona dediği yerde başkası Ronaldo der, birinin Zico dediği yerde başkası Zidane der, birinin Baggio hüznüyle anlattığı şeyi başkası Messi’nin nihai zaferiyle anlatır. Bu isimler değişir, ama duygu aynı kalır. Dünya Kupası, her kuşağa “Ben bunu gördüm” deme hakkı verir.

Bugünün çocukları da ileride kendi kupalarını savunacak. Bizim fazla parlak, fazla pazarlanmış, fazla kalabalık bulduğumuz turnuvalar onların hafızasında bambaşka bir yer tutacak. Onlar da yıllar sonra bir maç saatini, bir formayı, bir gol sevincini, bir arkadaş grubunu, bir yaz akşamını unutamayacak. Bizim kaybettiğimiz saflık, onların gözlerinde yeniden kurulacak. Futbolun tuhaf sürekliliği burada yatıyor. Her nesil, oyunun büyüsünün azaldığını düşünür; her yeni çocuk, o büyüyü en baştan keşfeder.

Bu yüzden Dünya Kupası hâlâ büyük bir sahne. Bütün çelişkilerine, ağırlaşan endüstrisine, politik yüküne, gösteri tarafının giderek büyümesine rağmen insanları aynı anda aynı oyuna bakmaya çağırıyor. Bir ay boyunca dünya haritası skor tabelasına dönüşüyor. Normalde karşılaşmayacak hikayeler yan yana geliyor. Küçük ülkeler büyük rüyalar kuruyor, yıldızlar çocukların duvarlarına taşınıyor, yenilgiler yıllarca sürecek bir sızı bırakıyor, goller aile tarihine karışıyor.

Onur Özgen’in yazısı