Ekonomi yönetiminin büyüme hırsı talebin kontrolünü zorlaştırıyor. Böyle bir talep fazlasının hizmetlerdeki neticesi doğrudan fiyatlarda görülüyor. Dahası hizmet fiyatlarının talep artışlarına tepkisi mallardan daha fazladır.
Bunun nedeni bu piyasadaki talebin fiyatlar üzerindeki etkisinin mal piyasasında olduğu gibi dış ticareti ile yumuşatılma imkanının olmamasıdır. Dolayısı ile para politikasının hizmetler sektörlerindeki enflasyona daha fazla etkisi vardır. Para politikasının kısa dönemde etkinliği açısından sıkı para politikası işe yarayabilir. Ama hizmetlerdeki enflasyonist eğilimin ana kaynağı arz ve piyasa yapısıdır. Bunlar konusunda bir yol haritası olmadan uzun dönemde hizmet enflasyonunda istikrar sağlamak pek mümkün görünmüyor.
Üstelik para politikasını yeterince sıkılaştırmadan, cari açığın kontrolü bakımından bir de kurlara baskı uygularsanız, yatırımcıların mal piyasalarından hizmetlere yönelişinin önünü açarsınız. İşte tüm bu nedenlerden dolayı, birtakım iktisatçılar Türkiye’deki enflasyonun tek başına talep yönetimi ile halledilemeyeceğini söylerken, yapısal reformlar üzerinden arz yönlü politikalarının gerekliliğine işaret etmektedir.