Ömer Faruk Çolak: OECD ülkeleri içinde yoksul ailelere en düşük kamu harcaması yapan ülkeyiz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gerçekleşmeler böyle olunca Hükümet her sorunu kısa sürede çözüyoruz tavrı içinde TBMM’ne doğumu teşviki getiren bir yasa teklifi verdi. Yani eğer bu bir sorun ise (kendileri öyle kabul ediyor) nedenini araştırmadan hemen gündelik çözüm arayışına girildi. Biraz araştırsalar R. Malthus’tan bu yana nüfus ile gelir-gelir dağılımı arasında bir ilişki olduğunu görecekler. Malthus’un ücretlerle doğum hızı arasında kurduğu ilişki her ne kadar tümü ile doğru olmasa da tartışmamıza ışık tutmakta. Kentleşmenin artması ile birlikte kentsel alanda yaşam maliyetini yükselmesi buna karşın ücretlerin aynı oranda artmaması birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de doğum hızını aşağıya çektiği gibi mikro-çekirdek aile yapısı da hızla arttı.

Bu durum nüfus yapısını da belirlemeye başladı. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,3’di. Oran istikrarlı bir şekilde azalarak 2023 yılında 1,51’e geriledi. Yani ortada şok bir gelişme yok.

Kentleşmenin artması gelir dağılımının bozulmasının yarattığı bir başka etkide evlilik oranın düşmesi, buna karşılık boşanma oranının yükselmesi. Türkiye, evlilik oranında halen OECD ortalamasının üzerinde ise de boşanmada OECD ortalamasının üzerinde Boşanma oranında OECD ortalaması 1,8 iken Türkiye’de 2,1 düzeyinde.

Gelir ve servet dağılımının bozulmasına, enflasyon oranın yüksek olmasına rağmen OECD ülkeleri içinde yoksul ailelere en düşük kamu harcaması yapan ülke de Türkiye.  Sosyal harcamaların kamu harcamaları içindeki payı OECD ülke ortalaması yüzde 2,31 iken Türkiye’de bu oran 0,51 de kalmakta (Veriler aynı raporda yer almakta). Hükümetin sürekli bizi kıskanıyor dediği Almanya’da oran yüzde 3,24.

Altyapının üst yapıyı belirlediği bir kere daha ortaya çıktı. Hükümet hazırladığı program bu gerçeği görmediği için programın Türkiye’de ne yapısal reform yapması ne de iktisadi istikrarı yakalaması çok zor. Biz yine de kolay gelsin diyelim.

Ozan Faruk Çolak’ın yazısı