Bayülgen'den sigara yorumu: Her gün daha fazla yasakla yaşamak, sigaradan daha kötü

 

Ünlü şovmen Okan Bayülgen, Gezi Parkı eylemlerinde polislerle çektirdiği tartışmalı fotoğraf ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın vatandaşları sigara yüzünden azarlaması hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ”Bir kere ben polislerle fotoğraf çektirmedim, polisler benimle fotoğraf çektirdi” diyen Bayülgen, Erdoğan’a da, ”Her gün daha fazla yasakla yaşama alışkanlığı, sigaradan daha kötü bir alışkanlıktır” diye seslendi.

‘Erdoğan GDO’lu gıdalarla ilgilenmeli’

okan buyulgen

Hürriyet’tten İzzet Çapa’ya konuşan Bayülgen, şu ifadeleri kullandı: ”Sigara konusunda sayın Cumhurbaşkanımız’a söyleyeceğim de şu; her gün daha fazla yasakla yaşama alışkanlığı, sigaradan daha kötü bir alışkanlıktır.

Bayülgen’in, Erdoğan’dan bir ‘ricası‘ da oldu: ”Onun sigara konusunda hassas olduğunu, etrafta sigara içen var mı diye baktığını biliyorum, bundaki samimiyetine inanıyorum. Çok içten bir şekilde sigarayı zararlı buluyor. Fakat ben Cumhurbaşkanlığı makamının çocuklarda obezite ve genetiği değiştirilmiş gıdalar gibi sigaradan çok daha tehlikeli konularda ilgisini de rica ediyorum.

‘O kadar çok Gezici polis tanıdım ki’

Ünlü şovmen, Gezi eylemlerinde polislerle çektirdiği fotoğraf hakkında da ”Bir kere ben polislerle fotoğraf çektirmedim, polisler benimle fotoğraf çektirdi. Ayrıca herkes benimle fotoğraf çektirebilir. Belki bugüne kadar bilmeden katillerle ya da çok daha acayip mesleklerden adamlarla fotoğraf çektirmişimdir” diye konuştu.

Bayülgen sözlerine, ”Polisleri başka bir ülkeden getirmiyoruz ki! Onlar da bizim vatandaşımız. Olayların içinde o kadar çok Gezici polis tanıdım ki inanamazsın. İnanırım da senin bunları inanarak söylediğine inanır mıyım, bilemem…” diye devam etti.

‘Halk arasında ayrım yapmak gençlerin kafasını karıştırıyor’

Bayülgen, Türkiye’de son dönemde artan kutuplaşmaya dikkat çekerek, ”Bazı polis arkadaşlarım Gezi adına Twitter’da yazılanlardan çok daha sert şeyler söyleyebiliyorlar. Bütün mesele polis deyince “Türkiye’nin polisi” diye bir kavramı karşına almamakta. Yani bu kadar kaba saba olmamak gerek. Slogancılık ya da bir takım zümreleri milliyetçiler, Kürtler, polisler, AKP’liler şunlar bunlar diye ayırmak, gençleri ağır bir kafa karışıklığına düşürüyor” ifadelerini kullandı.

‘Gezi’nin ruhunu siyasi pompaya dönüştüren herkes dönek’

Bayülgen, Gezi ruhuna ilişkin tartışmalar hakkında da şu yorumu yaptı:

”Ben değil, Gezi’nin ruhunu siyasi pompaya dönüştüren herkes dönektir. İnsanlar beni daha çok onaylasınlar diye genç adamları ateşe sürükleyerek kazanacağım sevgi ya da siyasi popülerlikle ilgilenmiyorum. Ufacık çocukların fotoğraflarının üzerine “devrim şehidi” yazmak, “ah ah, vah vah” diye siyasi polemiklere konu etmek bir takım insanların hoşuna gidiyor olabilir. Ama sonuçta benim için gencecik bir çocuk ne olduğu belli olmayan konjonktürde hayatını kaybetmiş. Ailesi perişan olmuş ve hakkı olan hayatı yaşayamamıştır. Yarın bu konjonktür bambaşka bir yere döndüğünde o çocuklar öldükleriyle kalacak. Sanatçıların, kanaat önderlerinin, toplumu yönlendirenlerin çocuklar üzerinden politika yapmasından büyük üzüntü duyuyorum. Gezinin amacı neyse ben hâlâ oradayım. Asıl gençleri afişleştirip “devrim şehidi” diye bayraklaştıranlar dönektir.”

Röportajın tam metni