Parti kapatılmazsa “yedek parti” formülüne gerek yok diyen ve CHP içinde siyaset yapma kararı alan Özgür Özel ve çevresi şimdi Parti dışına itilmek istenecektir. Kaldı ki KK yönetiminin seçimlerden önce bir Kurultay toplamaya niyetli olmayacağı öngörüsü de bunu destekler.
Özgür Özel’in ayrı bir parti kurmaya mecbur bırakılarak CHP’nin bölünmesini resmileştirmesi gerek AKP gerekse KK yönetiminin stratejilerine tam denk düşecektir. Nitekim bilindiği gibi, ana kurumsal partiden kopanların yolu siyaseten pek de açık olmaz.
Nesnel olarak bakıldığında, AKP iktidarının daha şimdiden rahatsız edici bir muhalefet hareketinden kurtulmuş olduğu görülür; önümüzdeki seçimlerin iyice göstermelik olması bile bugünden güvenceye alınmış görünmektedir.
Daha ne istensin? (Ola ki Özgür Özel’in partiden tasfiyesi yetmezse yani başka parti kurar ve oradan iktidara rahatsızlık vermeye devam ederse, dokunulmazlığını kaldırtıp Selahattin Demirtaş’ın akıbetine zorlanması veya bu olasılığın “Demokles’in kılıcı” gibi baskı seçenekleri arasında tutulması da şaşırtıcı olmaz. Ama herhalde bugünkü operasyonun ilk aşaması yeterince tatminkâr sayılabilir!).
Bu oyunları/kumpasları aşabilecek tek güç, toplumsal direnişin örgütlenmesi, siyasileşmesi, kitleselleşmesi ve kararlılığı olabilir. Umutlar yitirilmediği ölçüde tabii. Çünkü muhalif seçmeni umutsuzluğa sevk etmek iktidar operasyonunun temel çıkış noktalarından biridir.