İktidarın ve sermayenin kara düzeni kamu ekonomisinin kara deliklerini sürekli büyütmektedir. KKM üzerinden üç trilyon civarında bir yük oluşturulması, bunun TCMB zararları üzerinden Hazine/Bütçe gelirlerinde önemli kayıp yaratması; ağırlıkla sermayeye yarayan vergi harcamalarının (istisna ve muafiyetlerin) sadece 2026’de vergi gelirlerini 3,6 trilyon TL aşındırması; 2026 bütçe faiz giderlerinin 2,7 trilyon TL düzeyine çıkması ve belki de bu düzeyin dahi aşılabilecek olması, bütçede geniş seçmen grupları lehine hareket imkânlarını olağanüstü kısıtlamaktadır.
O nedenle, “vatandaşlık geliri” türü umut aşılarının -niteliğini tartışmak bir yana- çok ihtiyatla karşılanması gerekmektedir. Seçimler öncesinde vergi artışlarından da medet umamazlar.
Şimdiye kadar sayılan nedenlerle, ekonomiye ve halkın ekonomisine olumlu yönde müdahale olanaklarının bunca kısıtlandığı bir dönemde iktidarın başarısını sağlamak zordur. Görünürde ekonomik kriz yoktur, ama halkın büyük bölümü ve ücretli kesimler açısından ciddi bir ekonomik kriz ve toplumsal bunalım yaşanmaktadır.
Bu koşullarda tek çare, tek seçenek, muhalefetin başarı kazanmasını önlemek olmaktadır. O zaman 21 Mayıs operasyonunun arkasında öncelikle bunu görmek gerekir. Ama burada da durmayacaklardır. Heybelerinde hep bir büyük turp bırakmaktadırlar.