İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan, Suriye’nin ‘bütünlüğü’ne vurgu yaparken, YPG’nin çatı örgütü Demokratik Suriye Güçleri’ni (DSG) ‘Türkiye’nin hassasiyetlerine duyarlı olmaya’ çağırdı.

Öcalan’ın 2 Mayıs 2019’da İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde avukatıyla görüştüğü duyurulmuştu.
Avukatlar Öcalan’ın ilettiği metni bugün kamuoyuyla paylaştı.
Öcalan mesajında kendisine tecrit uygulandığı gerekçesiyle cezaevinde açlık grevi yapanlara da seslendi.
HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven 180 gündür açlık grevini sürdürürken, son olarak 15 tutuklunun geçen hafta eylemi ölüm orucuna dönüştürdüğü bilgisi Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer almıştı.
‘Direnişlerin ölümle sonuçlanmaması’ çağrısında bulunan Öcalan şöyle dedi: “Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişlerine saygı duymakla birlikte, sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak konumlara taşıracak noktaya taşımamalarını önemle belirtmek isteriz.”
‘Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişleri…’
Açıklamanın tamamı şöyle:
“İçinden geçtiğimiz tarihi süreçte derin bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç vardır.
Sorunların çözümünde her türlü kutuplaşma ve çatışma kültüründen uzak, demokratik müzakere yöntemine şiddetle ihtiyaç vardır.
Türkiye’nin ve hatta bölgenin sorunlarını, başta savaş olmak üzere, fiziki şiddet araçlarıyla değil, yumuşak güçle yani akıl, politik ve kültürel güçle çözebiliriz.
İnanıyoruz ki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kapsamında Suriye’deki sorunların çatışma kültüründen uzak durularak; içinde bulundukları konumun, durumun Suriye’nin bütünlüğü çerçevesinde Anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi perspektifinde çözüme ulaştırılması amaçlanmalıdır. Bu bağlamda Türkiye’nin hassasiyetlerine de duyarlı olunmalıdır.
Cezaevleri içindeki ve dışındaki arkadaşların direnişlerine saygı duymakla birlikte, sağlıklarını tehlikeye atacak ve ölümle sonuçlandıracak konumlara taşıracak noktaya taşımamalarını önemle belirtmek isteriz. Bizim için onların akli, fiziki ve ruhi sağlıkları her şeyin üstündedir. Ayrıca en anlamlı yaklaşımın zihinsel ve ruhi duruşun geliştirilmesiyle bağlantılı olduğuna inanıyoruz.
Bizlerin İmralı’daki duruşu, 2013 Newroz Bildirgesinde belirttiğimiz ifade tarzının daha da derinleştirerek ve netleştirerek sürdürme kararlılığındadır.
Bizim için onurlu bir barış ve demokratik siyaset çözümü esastır.
İmralı’daki duruşumuz nedeniyle merak eden, tavır koyan herkesi saygıyla anarken yüksek bir teşekkürü de borç biliriz.”
Öcalan’ın avukatları, sekiz yıla yakın bir sürenin ardından Öcalan ile ilk kez görüştürüldüklerini belirtti.
HDP açıklaması
HDP, Öcalan’ın sekiz yıl aradan ve 810 başvurudan sonra avukatlarıyla görüşme yaptığına dikkat çekerken ‘gecikmiş ama olumlu hukuki bir adım’ atıldığını ifade etti.
HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli imzasıyla yapılan açıklamada, “Bu sorunun Türkiye’nin gündeminden çıkması için, İmralı’da hukuki tüm hakların varolan yasa ve yönetmeliklere, Anayasa’ya ve Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere uyumlu bir şekilde bundan sonra da sürdürülmesi en önemli temennimiz ve beklentimizdir” dendi.
Türkiye’nin son derece kritik bir dönemden geçmekte olduğuna dikkat çekilen açıklamada, siyasal ve kültürel sorunların evrensel hukuk ve insan hakları çerçevesinde çözme imkanlarını kullanmanın parlamentonun ve demokratik siyasetin temeli olduğu ifade edildi.
Açıklamaya şöyle devam edildi: “HDP olarak demokratik siyaset, barış ve toplumsal uzlaşma konularındaki duruşumuzu sürdürmek konusunda kararlı ve ısrarlıyız. Bütün demokrasi güçlerini, vicdan sahibi insanları, siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını bu kararlılığı güçlendirmeye ve birlikte davranmaya; elele ve omuz omuza demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, adalet, özgürlük, eşitlik ve barış mücadelesini güçlendirmeye davet ediyoruz.”
Abdullah Öcalan avukatıyla görüştü
HDP lideri Buldan duyurdu: Öcalan’ın kardeşiyle görüşmesine izin verildi