Nuray Sancar: Yerleşememe duygusu Saray'a ait bir genel sendrom

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

25 yıldır iktidarda olduğu, başlangıçta seçmenin yüzde 50’sinden fazlasının oyunu aldığı, eskinin bütün devlet kurumlarını revizyondan geçirdiği ve nihayet hepsini merkeze bağlayıp tekelleştiği halde bu yerleşememe duygusu Saray’a ait bir genel sendrom. Karşısında daima tekeline alamadığı, tekinsiz bir halk kitlesi gördüğü için baskı ve şiddet dozunu artırıyor.

İktidarın sahipleri kültürel hegemonya kuramamaktan, herkesi kendi istedikleri gibi ‘yerli milli’ yurttaş haline getirememekten, büyük oyun kurucu Türkiye masalına inandıramamaktan öfkeli, sadece ve sadece haklarını, ödenmeyen ücretlerini, örgütlenme hakkı isteyen emekçileri ite kaka güç gösterisinde bulunuyor. Şiddet arttıkça yerleşememe hali kronikleşiyor, kronikleştikçe şiddet artıyor.

Sadece şiddet değil, çok geniş bir paranteze alınan hasımlarına itibar suikastı yapmak için medya ağı, kolluk gücü, atanmış ve sadık adliye memurları da yürütülen bir tür özel savaşın aparatları olarak devreye sokulmuş durumda.

Sahnede, ekranda, dijital platformlardaki kazançlarına göz diktikleri için bir dizi ünlüye dalgalar halinde uyuşturucu testi yapıldı. Her gün biraz daha iğdiş edilen hukukun peşinde koştukları için baroları susturmaya çalışmak yetmiyormuş gibi Denizli Barosu binasında uyuşturucu aramaya kalktılar. Haftanın bir günü karakola gidip denetimli serbestliğin gereğini yerine getirmeyen kimse kalmasın diye daha kim bilir sırada ne var?

Nuray Sancar’ın yazısı