Nuray Mert: Kurgulanan düzenin ne kadar ürkütücü olduğunu görüyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

En zor zamanlardır bunlar; bir düzen yıkılmış ve fakat yenisi henüz tam manası ile inşa edilmemiş. Kimse ne yapacağını bilemez, hayaletler gibidir.

Dünkü Cumhuriyet Bayramı bu ortamı bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhuriyetçi azınlık, mezardan ıslık çalarak geçti, yapacakları pek bir şey yoktu, binlercesi eski düzeni yad edercesine sokaktaydı, ama tablo hüzünlüydü.

Korkudan olsa gerek, medya sokaklara dökülenleri haber bile yapamadı, bir iki zeybek görüntüsü ile savuşturdu.

Diğerleri, yani yeni rejimin kurucuları da iki arada bir derede kaldı. Anıtkabir ziyareti gibi ‘eski âdetler’den henüz vazgeçilememişti, mecburen gidildi.

Oysa o eski Türkiye’nin bir âdeti idi, dahası Cumhuriyet’in kuruluşu bu kesimler için hiç de kutlanacak bir şey değildi, onların nezdinde Cumhuriyet idaresi halifeliği kaldırmış, ‘milleti dinden uzaklaştırmak’ için elinden geleni yapmış bir beşinci kol hareketi idi, o kadar. Hiç kuşkunuz olmasın, zamanı gelince ders kitaplarında bunu okutacaklar ve o zaman artık çok yakın.

Yeni Türkiye’nin miladı; 15 Temmuz darbe girişiminin mağlup edilmesi ve ardından hızla yeni rejimin inşası sürecinin başlangıcı; şehitler bayramı. Darbeye karşı direnmeye, şehitlere sözümüz yok, ama bunun meşruiyeti üzerine kurgulanan düzenin ne kadar ürkütücü olduğunu başından görüyoruz.

Nuray Mert’in yazısı