Nuray Babacan: YSK'nın yeni yönetimi, topa girmemek için özel bir çaba sarf etti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bundan beş gün önce CHP yönetimi, İstinaf Mahkemesi’nin verdiği mutlak butlan kararına karşı YSK’ya itiraz başvurusunda bulundu. Burada ince bir nüans var. Talep 38’inci kurultay için olsa da mahkeme daha sonraki tüm kurultay ve tüzük değişikliklerini de yok saydı.

Bu açıdan YSK’nın elinde çok iyi bir fırsat vardı. Taleple, sonuç örtüşmediği için YSK daha önce hukuken geçerli saydığı 39’uncu kurultay ve sonraki işlemlere sahip çıkabilirdi.

Oysa ne yaptılar? Hukuki işlemlerin eksikliği ve yanlışlığı üzerine analiz yapıp, asıl konuyu hiç girmediler. Şöyle ki;

‘Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararın, temyiz makamı biz değiliz. Kendi iç mekanizmaları içerisinde itiraz ve temyiz süreçleri işletilmeli’ dediler.

Tam kanunsuzluk kararı verebileceği belirtiliyordu. ‘Bu hak, il ve ilçe seçim kurullarının verdiği kararlar için geçerlidir. Kendi iç mekanizmalarımızda işletebileceğimiz bir durumdur. Bir başka mahkemenin kararını değerlendirmek YSK’nın işi değildir. Biz sizin temyiz makamınız değiliz’ mesajı verildiler.

Bölge Adliye Mahkemesi’nin ‘gereğini yapın’ şeklinde üst perdeden gönderdiği yazının kendilerine iadesiyle, YSK’nın iradesine sahip çıkıldığı iddia edildi. Bu yazı mahkemeye iade edilerek, ‘sizin kararlarınızın uygulayıcısı biz değiliz. İcra Dairesi’nin yapması gereken işi, YSK’ya yaptırmaya çalışıyorsunuz, bu bizim işimiz değil’ tavrı sergilendi.

Bunlar, YSK üyelerinin aldıkları kararları savunma biçimleri.

Yani, ‘Bu sorunu siz başlattınız, siz bitirin, bizi bulaştırmayın’ dendiği anlatılıyor.

Özetle YSK’nın yeni yönetimi, topa girmemek için özel bir çaba sarfetti. Daha önce kendi verdiği kararları da görmezden geldi.

Nuray Babacan’ın yazısı