'Normalleşme'nin bittiğini duyuran Erdoğan ve Putin 'işbirliği' mesajı verdi

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de bir araya geldi. Başkanlık rezidansında basına kapalı gerçekleşen görüşme, bir buçuk saat sürdü.

Suriye’de yaşanan gelişmelerin de önemli bir gündem maddesini oluşturduğu görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen iki lider, askeri, istihbarat, ticaret ve turizm gibi konularda işbirliğine gidileceğini belirtti.

Fotoğraflar: Reuters

İki ülke arasındaki ilişkiler Kasım 2015’te bir Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ‘ambargo’ ticaret ve turizmde krize yol açmıştı. İkili arasındaki ilişkiler, Erdoğan’ın Putin’e ‘özür içerikli’ bir mektup gönderdiğini açıklamasıyla yumuşamıştı.

Darbe girişiminin ardından Putin’in Erdoğan’ı telefonla araması ikili ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlamıştı. İki lider ilk kez 9 Ağustos’ta St.Petersburg’da bir araya gelmişti.

Fotoğraf: Reuters

Başbaşa görüşmede Türkiye heyetinden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan hazır bulunurken, Rus heyetinde de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov yer aldı.

Görüşmenin ardından yapılan basın toplantısında sözü ilk olarak Putin aldı.

‘Normalleşme tamamlandı’

Türkiye’yle ‘normalleşme’ sürecinin tamamlandığını söyleyen Rus lider, “Ortak işbirliğine dönüyoruz” dedi.

Referandum sonucundan dolayı Erdoğan’ı tebrik eden Putin şöyle devam etti: “Türkiye’deki iç siyasi durumun daha ileri gitmesi, Türk-Rus ilişkilerinin gelişmesini olumlu etkileyecektir. Çünkü sizinle beraber alacağımız kararların büyük bölümü stratejik öneme sahip olduğundan parlamentolarımızın onayını gerektiriyor.”

‘Karşılıklı engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması, ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesi ve milli para birimlerinin kullanılması’ gibi konuları ele aldıklarını aktaran Rus lider, “Karşılıklı hizmet ticareti ve yatırım anlaşmalarının tamamlanması konusunda anlaştık. 1 milyar dolar tutarında ortak yatırım fonunun çalışmaların tamamlanması konusunda anlaştık” dedi.

Putin şöyle devam etti: “İnsani alanda işbirliğini ele aldık. Mayıs ayında Rus turistlerin üçte biri Türkiye’yi tercih etmiştir. Rus turistlerin Türkiye’de güvenliğinin sağlanması kritik önem taşımaktadır. Küresel ve bölgesel konuları görüştüğümüz zaman özellikle uluslararası terörle mücadele konusuna önem verdik. İstihbarat birimlerimiz ve savunma bakanlıklarımız arasında işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaştık. Sayın Erdoğan’la hemfikiriz ki Suriye’deki çözüm sadece siyasi ve diplomatik yöntemle mümkündür.”

‘Suriye altı yıldır kanayan bir yara’

Türk akımı ve Akkuyu nükleer enerji santralindeki iki ülke işbirliğinin hassasiyetle ilerlediğini aktaran Erdoğan, “Suriye’deki kriz başta olmak üzere bölgesel sorunları da ele aldık. Benim çok sevdiğim bir Rus atasözü var: ‘Kimin neresi ağrıyorsa, onunla ilgili konuşur’ diye. Suriye altı yıldır kanayan bir yara” dedi.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Dostum Putin de bu drama son vermeyi samimi bir şekilde arzu ediyor. Bazı çevreler tüm enerjilerini süreci sabote etmeye harcıyor. Bunun en bariz örneği Han Şeyhun’daki kimyasal saldırıdır. Bu saldırıların sorumluların cezalandırılmasının son derece önemli olduğu konusunda hem fikir olduğumuzu gördük. Rusya’yla eş güdüm halinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. En temel öncelik Suriye’de akan kanın durdurulması, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasıdır.”

Soru-Cevap

(Suriye krizinin çözümü ve güvenli bölgeler) Erdoğan: “Başından itibaren her yerde güvenli bölge ifadesini kullandım, bugün de kullanıyorum. Rai-Cerablus arası ve güneye doğru 4-5 bin km’lik alan. Şimdi de çatışmasızlık bölgesi çıktı ki bu bölge de İdlib. Burada malum Halep’ten kaçan insanların yaşam mücadelesi var. Oradaki bir yeşil hatta bir çatışmasızlık bölgesi ilan edildi. Temenni ederim ki bu bölge korunmaya devam eder. Bugün sayın başkanla harita üzerinde ayrıca müzakere ettik. Astana’daki önemli konulardan bir tanesi de bu. Bu çatışmasızlığın bir karara bağlanması, Suriye’de önemli bir adımın atılmasına vesile olur.”

Putin: “Suriye krizi ancak ve ancak siyasi yollarla çözülebilir. Fakat bu siyasi sürecin gelişmesi için çatışmaların durdurulması gerekiyor. Rusya-Türkiye-İran bu formülün oluşmasına en büyük katkı sağlayan ülkelerdir. Yöntemlerden bir tanesi bu güvenli bölgeler veya çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması. Trump’la telefonda da bu konuyu görüştük. ABD yönetimi bu girişimleri destekliyor. Rus tarafı bir ön görüşme yaptı hem Şam hem Tahran’la. Hepimizin ortak düşüncesi belirli mekanizmaların oluşturulması doğrultusundadır. Astana’da toplanan çatışma taraflarının nihai kararı vermeleri gerekiyor. Kendi ülkelerinin kaderlerini onlar tayin edecek. Biz de garantörler olarak bu mekanizmaların ilerde gelişmesi ve verimli hale gelmesi için elimizden geleni yapacağız. Bu öneriyi destekliyoruz.”

‘Diğer yaptırımların kaldırılması kanaatindeyiz’

(Ticari-ekonomi ilişkilerin normalleşmesi) Putin: “Bugün bunu ilan edebiliriz. Her yönden ele aldık bu konuyu. Kısıtlamalar konusunu. Domateslerden bahsediyoruz, bu yaptırımlara tabii olan tek ürün değil. Tekstil ürünleri, hizmetler, iş gücü, birçok konuyla ilgili yaptırımlar uygulanıyordu. Tüm bu kısıtlamaların kaldırılacağı konusunda mutakabata vardık. Malum trajik olaylardan sonra hayat yerinde durmadı, devamlı gelişti. Üreticilerimiz büyük miktarlarda kredi aldılar. Burada bir üretim süreci söz konusu. Teknik ve alt yapının oluşturulmasıyla ilgili bir süreçtir. Vizelerde de devam edecek. Rusya’yı ziyaret edenler için tabii ki kolaylıklar sağlanabilir. Meslektaşlarımız bize bir liste yollayacaklarını söylediler. Domatese gelince, sonsuza kadar kapatmayacağız. Fakat dediğim yatırım süreci tamamlandıktan sonra pazarın bu sektörü de açılacak. Diğer yaptırımların kaldırılması kanaatindeyiz.”

‘Domates dışında tüm konularda mutabık kaldık’

Erdoğan: “Sayın Putin hepsini söyledi. Bugün domates dışında bütün konularda gıdada, konfeksiyonda, tekstilde arkadaşlarımız mutabık kaldılar. Türk domatesinin Rusya pazarında olmasını arzu ederiz. Hem ucuz hem lezzetli olması, bu bakımdan özellikle tavsiyemizdir.”

Putin: “Uygulanan kısıtlamalar trajik olaydan sonra ortaya çıkmıştır. Ekonomik alanda özellikle kısıtlamalar uyguladık. Bizim üreticilerimiz kredi almıştır. Türk domatesleri daha ucuz. Biz de şunu istiyoruz ki Rusya’da tüketiciler daha ucuz mal alsınlar. Rusya’da tarım sektörünün de gelişmesini istiyoruz. Kredi alanlar zor duruma uğramasınlar. Mevsimsel sebeplerden dolayı iç piyasamızın ihtiyaçlarını kendi üretimimizle tam olarak karşılayamayacağız. Dışarıdan da ürün alıyoruz. Şu konuda anlaştık ki bazı mevsimlerde Türk ortaklarımız diğer ülkelerle aynı rekabet koşulları altında faaliyet göstermelidir.”

‘BM’nin terör listesi var, bu listedekilerle savaşacağız’

(Çatışmasızlık bölgeleri kimin girişimiydi?) Putin: “Bizim ortak tutumumuz: Bu bölgelerin oluşturulması ülkedeki ateşkes rejiminin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Her türlü çatışmaların durdurulması siyasi diyalogun temel garantisidir. Bu sayede ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanacaktır. Suriye’de farklı siyasi görüşler mevcut olabilir ama halk bu konuda nasıl ne şekilde birleşecek. Bu çözümlerin mutlaka bulunması gerekiyor. Terör unsurlarına gelince; bu bölgelerin oluşturulmasına rağmen örgütlere karşı mücadele etmeye yine de devam edeceğiz. BM’nin terör listesi var, bu listedekilerle savaşacağız. Bu fikir kimin aklına geldi? Türkiye’de, İran’da görüşüldüğü sırada ortaya çıktı. ABD tarafından da bu tarz fikirler seslendirildi. Bu çatışmaların durdurulması rejiminin orada korunması ve denetlenmesi gerekiyor. Uçuşlara gelince; evet çatışmasızlık bölgesi olacağına göre uçuşlara kapalı olacak aynı zamanda.”