Nedense, büyük güçlerin ancak kendi çıkarları söz konusuysa devreye girdiklerini, bunu da genellikle muhatap devleti tâvize zorlama niyetiyle yaptıklarını ve iki taraftan birini tercih etmesi gerektiği nihai aşamada tâvize zorladığı devleti tercih edip kendisini kullanmaya kalkışanları ortada dımdızlak bıraktığını hatırlamaz görünüyor.
İyi de, Ankara, sürecin şu aşamasında –ABD de olsa– araya başka bir ülkenin girmesini neden kabul etsin? Özellikle öyle bir yöntemi ‘Oslo süreci’ ile deneyip başarısız olduğunu gördükten sonra?
Bu tablodan benim çıkardığım sonuç şu: HDP/BDP çizgisi, hesaplarının yanlışlığını anlayıp sürece bıraktıkları noktadan devama yanaşmazlarsa, hepimizi umutlandıran barış süreci maalesef akamete uğrayacak… Uğramamalı.