Bu iddiayı savunanlara göre, teknolojik ilerlemede öyle bir nokta gelecek ki, artık mallar tek bir insanın emeğine gerek kalmadan üretilecek. İşçi sınıfının böyle ortadan kalkacağını düşünüyorlar.
Ne var ki, bunu savunanlar içerisinde şu soruya cevap verebilene hiç rastlamadım: Peki, o zaman üretilen mallar kime satılacak?
Kendisinden önceki üretim biçimlerinden farklı olarak kapitalizmde sorun hiçbir zaman üretememek olmadı. Sorun her zaman satamamak, mallar için pazar bulamamak oldu. Bu yüzden korkunç savaşlar yaşandı. Çünkü kapitalizm, bir yanda emeğin üretkenliğini artırıyor ama diğer yanda onun fiyatını, yani ücretini, dolayısıyla ürettiği malları satın alma becerisini asla aynı hızla artırmıyor.5 Tüm ekonomik krizlerin kökeninde bu aşırı üretim eğilimi yatıyor.
Örneğin bu yüzden dünyanın her yerinde, bilhassa da görece zengin ülkelerde hane halkı borcunun toplam borç içindeki payı görülmemiş boyutlara ulaştı. Finans sektörü sürekli sıradan insanlara borç veriyor ve bu borçlar dağıtılmasa, üretilen onca malın müşteri bulması mümkün değil.
Şimdi, diyelim ki üretim tamamen insansız hale geldi. Makineler düşünüyor, makineler hem tüm malları hem de yeni makineleri üretiyor. Patronlar artık işçi çalıştırmıyor ve kimseye de ücret vermiyor. Üretimin böylesine antisosyalleşmesinden sonra, üretilen mallar hangi pazara sürülecek?
Bu soruya çelişkisiz bir yanıt verilmesinin imkânı yok.
Ama soru teorik değil, alabildiğine pratik. Zira eğilim, liberallerin hayal ettiği hızda olmasa da gerçekten bu yönde. Üretimin teknik ilerlemesi işçi sınıfını değil ama onun istihdam edilen kesiminin (zira sadece istihdam edilenler değil, mülksüz ama istihdam edilmeyen kişiler de işçi sınıfına mensuptur) nüfusa oranını azaltıyor. Bunu ölçen bir değişken var: 15 yaş üstü (yani çalışma yaşına gelmiş) nüfus içerisinde istihdam edilenlerin oranı. Bu oran dünya çapında yavaş olmakla beraber sürekli düşüyor, yani giderek nüfusun daha büyük bir bölümü hiçbir geliri olmaksızın yaşıyor ve geçinebilmek için başkalarına bağımlı hale geliyor.
Yapay zeka kimilerinin zannettiği gibi işçi sınıfını ortadan kaldırmayacak, ama yarattığı işten fazlasını yok ederek bu süreci biraz daha ilerletecek, çelişki yüklü sisteme biraz daha çelişki ekleyecek.
Bu yüzden, işçisiz bir kapitalizm arzulayan, yani ağacı değil sadece meyvelerini isteyenlerin inşa ettiği gelecekte, sadece kriz var.