Nikah ve düğün İstanbul’un en lüks oteli Çırağan Sarayı’nda yapılıyordu. Cumhurbaşkanı da nikah şahidiydi ve korumaları eşliğinde Çırağan Sarayı’na gelmişti.
Yollar kilitlenmişti.
Cumhurbaşkanı konvoyu ve düğüne davetli misafirlerin özel arabaları akşam trafiği ile buluşunca Beşiktaş’tan Ortaköy’e trafik durmuştu.
Sertuğ Sürenoğlu, homurdananların sözcüsü oldu, yüksek sesle Cumhurbaşkanı korumalarına “yolu böyle tıkamaya hakkınız yok…” türünden bağırdı.
“Alın bunu…” yapıldı.
1.5 saat araç içinde “yer misin-yemez misin” dövdüler.
Avukatın yüzünde morarmadık yer, vücudunda darbe almadık organ bırakmadılar.
Avukat, hukuk adamı.
Savcıya başvurdu.
3 ay önceydi.
3 ay geçti.
3 arpa yol alınamadı.
Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi’nden ve İstanbul Emniyeti’nden soruşturma yapmak için “şüpheli korumaların isimlerini” isteyen bir yazı gönderilmedi. Savcılık da ifadeye çağırmadı. İstanbul Valiliği savcılığa bir yanıt göndermedi.
Savcılık bir hamle yaptı.
Kamera kayıtlarını istedi.
Hamle göstermelik kaldı.