İktidar partisi milletvekilleri, kurmay heyeti, danışmanlar ordusu, yüksek istişare heyeti, dünür, enişte, yandaş, yiyen, yemlenen, bakan, bakan yardımcısı, Diyanet, Diyanet’in başkanı, tarikat şeyhleri, tarikatın önde gelenleri; “Değmez bu yangın yeri avuç açmaya değmez…” diye bağırmalıydılar. Bağırarak Saray’ın kapısına dayanmalıydılar.
Bağırmadılar. Sustular. Bencilik lider oldu.
İşçileri, memurları, emeklileri ekonomik kurtuluş savaşında (!) cephede bırakıp, milletvekili maaşları ile Cumhurbaşkanı aylığını daha yüksek oranlı artırdılar.
Tükürükleri kurumadan. Tükürdüklerini yaladılar. Yalaya yalaya… Dilleri şişti.