Nazlı Ilıcak: Erdoğan'ın Esad'a duyduğu öfkeyi IŞİD'e karşı da hissetmesi imkansız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu gerçeği görmesi gerekiyor. IŞİD’e karşı Batı’nın tavrını, örgütün başında “İslâm” olmasına bağlaması yanlış. Bu kanaati, Batı değerlerine daima şüpheyle yaklaşan formasyonundan kaynaklanmış olabilir.

Çok değil, Beşşar Esed’e duyduğu öfkenin bir benzerini IŞİD’e karşı da hissetsin. Ama bu mümkün değil. Bilinçaltında “Sünni’dir, inançlıdır” gibi bir ön kabul var. Dünyadaki tek zalim diktatör Esed mi? İşte IŞİD mensupları, soğukkanlı bir biçimde kıtır kıtır kafaları kesiyor. Mursi’yi deviren Sisi, darbeci. Peki Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir ne? 1993’te, o da seçilmiş bir iktidara karşı darbe yapmadı mı? Üstelik Uluslararası Ceza Mahkemesi, insanlığa karşı suç işlemekten dolayı onu mahkûm etti. Sisi’den farkı, iyi bir İslâmcı olması. Bu yüzden Türkiye’de gösterişli törenlerle ağırlanıyor.

Müslümanlık, güzel bir din ve bu dine mensubiyet övünülecek bir durum. Ama yolsuzluk ve zulüm yapan, cinayet işleyen, bazı fetvalarla bütün bu icraatını meşrulaştırabiliyorsa, o zaman kişiler değil maalesef inançlar sorgulanmaya başlıyor.

Nazlı Ilıcak’ın yazısı