Ekonomide parasal sıkılaşma adımları sürerken, küresel ekonomideki olumsuzluklar ve jeopolitik risklerin yarattığı baskı dezenflasyon sürecini zorlaştırdı. Bu görünüm içinde işçi, memur ve emeklilere yılbaşında yapılan zamlar, yılın ilk yarısı dolmadan reel olarak önemli ölçüde eridi.
Açıklanan ve beklenen verilere göre yılbaşından bu yana olan seyriyle enflasyon, farklı gelir gruplarına yapılan artışların satın alma gücü üzerindeki etkisini hızla aşındırdı. Ocak ayında yapılan zamlar, fiyat artışlarının hızına bağlı olarak kısa sürede erirken, temmuz dönemine kadar geçen süreçte tüm kesimlerde reel gelirler enflasyon karşısında baskı altında kaldı.
Memur ve emeklilerinin 2026 ilk yarı toplu sözleşme zammı yüzde 11 olarak belirlenirken, 2025’in ikinci yarısında aldıkları yüzde 5’lik zam ve aynı dönemde gerçekleşen TÜFE artışına göre oluşan yüzde 6,85’lik enflasyon farkının da eklenmesi ile ocak ayındaki artış yüzde 18,60 olarak uygulanmıştı.
İlk beş ayın sonu itibarıyla bu zammın yüzde 98,3’lük kısmı geri alınmış oldu, başka deyişle reel maaş ve aylıklar mayıs sonu itibarıyla Aralık 2025 düzeyinin sadece yüzde 1,7 üzerinde kaldı.
Haziran TÜFE artışı beklendiği gibi yüzde 18’i aşarsa altı aylık birikimli enflasyonla bu kesimin maaş ve aylıklarına yılbaşında yapılan zamlar da neredeyse tamamen geri alınmış olacak.