Nagehan Alçı: Belli ki Deniz Yücel olayı istihbarat ilişkilerinde detayları saklı tuhaf bir hadise

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Almanya sürekli Yücel’in tahliyesini istiyordu. Tam da Merkel ile Başbakan Yıldırım görüştükten bir gün sonra mı verilmeliydi tahliye kararı? Bu kadar da denk gelir mi? Bu kararı verenler, yargının bağımsızlığını nasıl anlatacaklar? Neden tuttular, neden Türkiye ve Almanya başbakanlarının görüşmesinin ertesi gününde bıraktılar?

Öte yandan Alman devleti de son derece şüphe uyandırıcı bir şekilde düştü Yücel meselesinin üzerine. Tamam, kendi vatandaşının tutuklanmasını önemsiyor ama Deniz Yücel’i adeta uluslararası bir devlet krizine dönüştürdü. Aylarca İstanbul’daki konsoloslukta saklanması normal bir hadise midir?

Kısacası Deniz Yücel, iki ülke arasında önemli bir yer işgal etti ve bundan sonra bir süre daha Almanya’da manşetlerde olmayı sürdürecek; çünkü hakkında yurtdışı çıkış yasağı konmadı ve ilk uçakla Almanya’ya dönüyor. Bu da başka bir absürtlük… Madem hakkında, tutuklanmasını gerektirecek kadar büyük şüphe vardı, ne oldu da yurtdışına çıkış yasağı bile konmaya gerek duyulmaz hale geldi? Artık duruşmalara gelmeyecek birini 18 yılla yargılasanız ne çıkar? Belli ki bu normal bir hukuk davası değil, iki devletin karşılıklı istihbarat ilişkilerinde detayları saklı tuhaf bir hadise…

Nagehan Alçı’nın yazısı