Son olarak Antalya’daki Aspendos Antik Tyatrosu’nun restore ediliş biçimi eleştirilerin odağına otururken, bu tür restorasyonlardan adeta bir koleksiyon oluşmaya başladı.
Yeniden inşa ve restorasyon yöntemleri, konunun uzmanlarınca farklı açılardan ele alınarak tartışıladursun, son dönemdeki birçok restorasyon, sıradan yurttaşlar gözünde ‘facia’ olarak değerlendiriliyor.
‘Türkiye’nin restorasyonla imtihanı’nı gösteren hafızalardan ‘silinemeyen’ son örnekleri hatırlamakta fayda var:
Şile Belediyesi’nin Şile Kalesi’nde gerçekleştirdiği restorasyonda ortaya böyle bir sonuç çıktı. Sosyal medya kullanıcıları, kalenin yeni halini çizgi dizi karakteri Sünger Bob’a benzetti.
İstanbul Fatih’teki 171 yıllık Mesnevihane Camii’nde yapılan restorasyon tarihi dokuyu yok etti. Restorasyon sonrasında taş doku kayboldu, duvarları sıvalı ve boyalı bir cami ortaya çıktı.
1711 yılında yapılan Meslevihane Camisi’nin restorasyondan önceki hali.
Selçuklu hükümdarı 1’nci İzzeddin Keykavus’un Sivas’taki türbesinde, 2011 yılında yapılan restorasyonda, türbenin iç bölümündeki sandukaların orijinal bölümleriyle, restore edilmiş bölümler arasında oluşan uyumsuzluk tepki topladı.
Ankara Altındağ’daki tarihi Zeynel Abidin Camii, yanlış restorasyon kurbanı oldu. Su gideri yapılmadığı için yağmur suları caminin temeline aktı, oluşan çatlaklara önlem alınmadı, 400 yıllık caminin duvarı göz göre göre yıkıldı.
1200 yıllık Urfa Kalesi’nin yağmurdan çöken kısmına ‘bembeyaz bir duvar’ eklendi. Duvarın oluşturduğu görüntü ‘Bırak yıkık kalsın’ dedirtti.
Milattan önce 2’nci yüzyılda yapıldığı sanılan Apollon Smintheus Tapınağı, proje sorumlusuna göre restore, uzmanlara göre ise yeniden inşa edildi. Diğer restorasyon örneklerinden benzer görüntüler Apollo Tapınağı’nda da akıllara kazındı.
Aralık ayı başında Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’ne devredilen Mimar Sinan’ın son yapıtı Atik Valide Külliyesi’nin şifahanesi aslına uygun restore edilmeyince tanınmaz hale geldi.
Türkiye’nin en önemli tarihi eserlerinden Ağrı’daki İshak Paşa Sarayı’nın tavanı şeffaf bir çatıyla kaplandı. Restorasyon sorumluluları güneş kırılsın diye böyle bir yol izlediklerini açıkladı.
Restorasyon sırasında tarihi kubbesi betonla sıvanan 1700 yıllık tarihi İznik Ayasofya Camii’ne ‘cam kapı’ takıldı. Bizans döneminde kilise olarak inşa edilen Ayasofya, aynı zamanda Hristiyanlık inancında önemli bir yere sahip İznik Konsili’nin de toplandığı yer olarak Hristyanlarca kutsal kabul edilmekte…
Türkiye’nin önemli kültürel miraslarından Aspendos Antik Kenti’ndeki tiyatronun merdivenleri Korkuteli beji rengindeki kireç taşıyla tamamlandı. Renk farklılıkları sosyal medyada ‘mutfak mermeri’ benzetmesiyle eleştirilere maruz kalsa da, uzmanlar tartışmanın merkezinin gerçekten de merdivenlerin tamamlanmasının gerekip gerekmediği yönünde olması görüşünde.
Antik tiyatronun taşlarındaki farklılık gözle görülür nitelikte. Bazı uzmanlar, Aspendos’la yeniden alevlenen ‘restorasyon’ tartışmasında, bu tarz eserlerin yeniden inşa veya restore edilmesini değil, olduğu haliyle korunması gerektiğini savunuyor.