Bir de “sandıklı vanalar” vardır!
Sadece demokrasilerde kullanılır…
Yargı bağımsızlığının, hukukun üstünlüğünün yok olduğu…
Yasama, yürütme, yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerle bir edildiği…
Muhaliflerin kodese tıkıldığı…
Siyasi partilerin “kapatılmakla tehdit edildiği…”
Özgürlüklerin kısıtlandığı…
“Mutlak butlan”ın falan günlük konuşmalara malzeme olduğu…
Ekonominin iflas ettiği, işsizliğin patladığı, yoksulluğun çatladığı anlarda devreye girer bu vana!
Demokrasilerle yönetilen rejimlerin sağlıklı işlemesini sağlar.
Eğer bir ülkede “sandıklı vana” yoksa…
Ya da kalitesizse…
O ülkede eninde sonunda toplumsal patlamalar olur.
O yüzden en acımasız diktatörler bile toplumun gazını almak için bu vanaları kullanır.
Kullanmayanlar ya da kullanmakta geçinenler…
Yok olur!
Yani… En az demokrasinin kendisi kadar önemlidir “sandıklı vana!”