Mustafa Karaalioğlu: Telafisi yok, bu son fırsat

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yarın akşamın bir daha telafisi yok mu? Yok.

Ülkenin kaderi için son fırsat mı? Son fırsat.

Sandığa gidip oy vermek vatandaşlık görevi, hatta daha fazlası mı? Evet öyle.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu, hem bugüne kadar tecrübe etmediğimiz bir demokrasi görevi hem de yukarıdaki soruların hepsine birden olumlu cevap verdiren kritik bir eşiktir. Erdoğan’ın da Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi “telafisi olmayan bir fırsat”tır.

Erdoğan kazanırsa pek az lidere nasip olan uzun süreli iktidarına beş yıl daha ekleyerek hem süre hem de “benzersiz bir yetki ve imtiyaz” elde etmiş olacak. Geride bıraktığı beş yılda başarılı bir performans ortaya koyamamış olmasına rağmen… Ağır ekonomik kriz ortamına, belirgin yozlaşmaya ve uluslararası alanda yaşanan gerilemeye rağmen… İçeride giderek artan kutuplaşma ve tansiyona rağmen…

Kılıçdaroğlu kazanırsa en başta Erdoğan’a karşı galip gelmekle bir dönemi bitirecek. Aynı anda bütün problemli konuların üstesinden gelmek sorumluluğunu alacak. Hiç şüphesiz bunların en önemlisi Türkiye’yi müzmin gerilim halinden uzaklaştırmak sürecini yöneten adam olmaktır. Kılıçdaroğlu’nun tercih edilmesi de zaten toplumun artık o gerilimi taşımak istemediğinin beyanı sayılacaktır. Bu fırsatı sevk ve idare etmek ona düşecektir. Beraberinde kimsenin kendisini kötü hissetmeyeceği bir yönetim modeli ve üslubu geliştirmek sorumluluğu. Kazanacak olursa altılı masa modeli de kazanmış olacak ve bu bize benzeyen demokrasiler için referans teşkil edecektir.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı