Dünyayla ilişkilerin çoğu kez slogan ve retorik gölgesinde kalan gerçek boyutunu görmemeye, görmezden gelmeye devam ediyoruz.
Verimlilik, sonuç alma, hedefe ulaşma ve elbette dost kazanma kriterleri açısından tabloyu ölçmek neredeyse imkansız ve zaten bu kriterleri kullanmak da çoğu kez ağır ithamlarla yaftalanmakla sonuçlanan zor bir iş haline geldi. Oysa, her alanda olduğu gibi -özellikle- dış politikada eleştiri yapmak, sorgulamak ve farklı açıları göstermek doğaldır. Kimse hükümet gibi düşünmek zorunda değildir ve Türkiye’nin iyi ilişki kurabileceği ülke sayısı bir elin parmaklarının altına inerken eleştiri, ayrıca sorumluluk gereğidir.
Birçok dosyada aktif durumdayız ama aynı zamanda bu dosyalarda gelişmeler lehimize seyir izlemiyor. Sadece içeriye yönelik sert ve keskin hüküm cümleleri kurmak diplomaside sonuç almaya yetmiyor. Bilakis, olumsuz neticeyi hızlandırıyor.