Türkiye’nin birbirinden ağır siyasi, toplumsal ve ekonomik meseleleri ortadayken soru şudur: İktidar önümüzdeki süreyi geride bıraktığımız yıllar gibi sadece seçim kazanmak için gündelik siyasi oyunlarla mı geçirecek? Yani plan, siyasi rakiplerini susturmaya devam etmek, gerilimi canlı tutmak ve seçime doğru popülizm yaparak bir şekilde sandıktan galip çıkmak mı?
Ekonomik kriz devam ederken, sanayi, teknoloji, tarım gibi ana sektörler yerinde sayarken, sosyal gerilim artarken, toplumsal yozlaşma ortalığa taşarken ve eğitim sistemi gerilerken… Hukuk, yargı, ehliyet, liyakat düzeni kaybolmuşken…
Böylesi devasa problemler büyümeye devam ederken seçime kadar geçecek çok kıymetli zamanlar hiçbirinin kapağını açmadan, yeni seçimi bir şekilde kazanmak için eskiden beri yapılan gündelik siyasi hamlelerle mi geçecek?
Bu kadar büyük kavganın, böylesine büyük siyasi gerilimin ardından memleketin payına daha da büyüyen ve problemlerden başka bir şey kalmayacak mı? Verimlilik vaadeden Başkanlık Sistemi’nin, büyük siyasetin, kocaman lafların, sınır tanımaz cümlelerin hasılası bu mu olacak?