Büyük ihtimalle Trump sonrası -yani en geç iki sene sonra- ABD’nin başarısız ve beceriksiz İran politikası da sakinleşecek ve diplomatik kanallara havale edilecek.
Yani, Trump’ın ileri geri ve tutarsız açıklamalarını ayıklarsak ABD’nin İran’a yönelik izolasyon veya savaş projesi fikirsiz ve pamuk ipliğine bağlıdır.
Bu durumda Türkiye’nin izolasyona hızla katılması; bir İran bankasının ve bir İran havayolu şirketinin faaliyetlerini yasaklaması iyi bir tercih gibi görünmüyor. Mekke Anlaşması’nın aslında İran’ı hedef aldığına ve anlaşmanın ABD’yi fevkalade memnun ettiğine dair analizleri de ayrıca not edelim.
Esasta değilse bile sembolik adımlarla birdenbire ve görünür şekilde İran karşıtı bloka yaklaşmış görünüyoruz.
ABD’nin oyun planı hatırına Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri bozmaya değmez. İki ülke arasında hiç gereği olmayan ve karşılıklı zarar göreceğimiz bir gerilime dahil olmanın anlamı yoktur. Ortada, sonuç alamayacak ve sonuç alamadığında da faturasını bölge ülkelerinin ödeyeceği bir plan var. Hatta plan değil kontrolsüz öfke… ABD yine elini yıkayıp çıktığında bölge ülkeleri başbaşa kalacak.