Velev ki Erdoğan yine yüzde 50 alsın… Türkiye’yi bir daha bugüne kadar yönettiği gibi yönetebilecek mi?
Peşin cevap vermeyin lütfen; şu siyasi manzaraya bakalım. Seçimlere üç açıdan belediye başkanlıklarının ötesinde önem taşıyor:
1-Bu yıl ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Haziran 2015’te öngörülen ama erkene de alınabilecek seçimlerdeki duruma dair ciddi bir işaret verecek. Neticede bir büyük ankettir seçim.
2-Yerel seçim Erdoğan bakımından –muhalefet partileri dışında- Türkiye toplumunun iki kesimiyle bir hesaplaşma niteliği taşıyacak. Bu kesimler şunlar:
* Çoğu daha önce oy dahi kullanmayı düşünmemiş, şehirli, eğitimli, orta sınıf. Bu kesimin Gezi protestolarında –şimdiye dek 8 cana mal olan- sert tutumu nedeniyle Erdoğan’ı hayırla andıkları söylenemez.
* Fethullah Gülen’ciler. Kısa süre öncesine dek Erdoğan’ın en yakın destekçi ve müttefiklerinden olan Gülen, Erdoğan’a göre şimdi kendisinin ve halkın bir numaralı düşmanı. Nasıl Geziciler için dönüm noktası 2013’ün Haziranı olmuşsa, Gülenciler için de 2013’ün Aralıkı oldu.
3-Kürt meselesi… Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan aracılığıyla Abdullah Öcalan’a “PKK 30 Mart’a kadar dursun, sonra söz” dedi, somut adım atmak için. Ama PKK “Biz bu sözleri 2009, 2010, 2011 sandıkları öncesinde de duyduk” diyor.
Tablo bu. Peşin hükümlü olmadan söyleyin, Erdoğan velev ki yüzde 50 alsa, bu Türkiye’yi eskisi gibi yönetebilir mi?
Bana biraz zor geliyor ama ben biraz karamsarımdır hep.