Enflasyonu gerçekten yüzde 10’lara indirirsen sorun azalır. Fiyatlar yüzde 10 artarken kur da buna yakın gider, makas kapanır. Ama enflasyonu düşüremezsen?
Fiyatlar yüzde 25-30 artacak, dolar yüzde 15-20 artırılacak… Bir yıl… İki yıl… Üç yıl… 2024-2025-2026 yıllarından kalma ağırlıklar da var!
Peki aradaki fark nereye gidecek? Buharlaşmayacak herhalde! İhracatçının maliyetine daha da fazla binecek. Turist için daha da pahalanacak. İthalatı daha cazip hale getirecek.
Sanayicinin rekabet gücünü daha da kemirecek. Cari açığı daha da büyütecek. Sonunda daha fazla dövize ihtiyaç duyacaksın!
İşte tehlike burada… Kuru bastırarak enflasyonu düşürmeye çalışırken, ileride kur üzerinde daha büyük bir düzeltme ihtiyacı yaratıyorsan bugünün enflasyonunu yarına mı erteliyorsun? Evet öyle yapıyorsun!
Çünkü bir gün kur yüzde 30-35 değil de çok daha sert biçimde düzeltme yapmak zorunda kalırsa ne olacak? Enflasyon yeniden sıçrayacak.
Merkez Bankası tekrar faiz artıracak. İç talep yeniden ezilecek. Sonra yine kuru tutmaya çalışacağız. Aynı filmi başa saracağız… Hep böyle olmadı mı? Neden hiç ders alınmadı?
Kuru tutmak için her daim yüksek reel faiz vermek zorundasın. Yabancı para getirsin diye cazip getiri sunmak zorundasın.
Rezerv biriktirmek zorundasın. Cari açığı finanse etmek zorundasın. Güveni sürekli ayakta tutmak zorundasın. Bunların hepsinin maliyeti var.
Ve bu kadar yanlış hesabın faturası her daim millete kesiliyor da… Yok mu kardeşim bu hesabı yapanlara sağlam bir fatura?