Hatırlarsınız, 19 Mart 2025’teki İBB operasyonunda Türk Lirası bir günde yüzde 5-6 değer kaybetmişti. O gün kurları sabitlemek için milyarlarca dolar harcanmış, faturanın ağırlığı aylarca konuşulmuştu.
Bu kez derslerine çalışmışlar; TL sadece yüzde 0,3 oynadı. Peki, ne değişti? Sadece ve sadece faturanın büyüklüğü ve hızı…
Uluslararası finans basını, Bloomberg kaynakları ve piyasa analistleri perşembe akşamından cuma kapanışına kadar kamu bankalarının arka kapısından piyasaya ne kadar döviz pompalandığını hesaplamaya çalışıyor.
Konuşulan rakamlar ürkütücü. Sadece kararın açıklandığı perşembe günü, kuru 45.71 bandında tutabilmek için harcanan miktar 7 ila 14 milyar dolar arasında değişiyor. Cuma günü de yangın sönmeyince 5 ila 8 milyar dolarlık ek bir cephane daha yakıldı.
Toplamda iki günlük gayri resmi müdahalenin faturası muhafazakar tahminle 12 milyar dolar, piyasa gerçekleriyle 22 milyar dolar bandında! Resmi bir açıklama var mı? Yok. Olmayacak da… Nitekim şeffaflık, bu algı yönetiminin en büyük düşmanıdır…
Nitekim; Merkez Bankası’nın 15 Mayıs haftası itibarıyla net rezervi 52.1 milyar dolar, swap hariç net rezervi ise sadece 37.2 milyar dolardı…
Yani sahne önündeki o “kıpırdamayan kur” yalanı için, koskoca ülkenin swap hariç net rezervinin neredeyse yarısı sadece iki günde buharlaştırıldı!
Sırf bir mahkeme kararı siyasi bir krize dönmesin, iktidarın istikrar imajı çizilmesin diye milletin emaneti olan rezervler insafsızca yakıldı.