Banka hesabına giriyor, tedarikçilerle pazarlık yapıyor, hatta senin yerine imza atıyor.
Yani elin oğlu yapay zekayı ‘hizmetkâr’ gibi değil, bildiğiniz ‘genel müdür’ gibi kullanmaya başladı.
Raporlara bakıyorum; Amerika ekonomisi ‘yapay zeka’ sayesinde en az yüzde 2.6 büyüyecek… Bizim büyüme ise inşaatçıların keyfine ve beton mikserlerinin dönme hızına emanet!
Tabii bu kadar akıllı olmak bedava değil. Bu yapay zeka o kadar çok çalışıyor, o kadar çok ‘düşünüyor’ ki, dünyada elektrik yetmiyor!
Durum şu; ChatGPT’ye sorduğun tek bir soru, Google’da yaptığın aramadan 10 kat daha fazla elektrik harcıyor.
Haliyle dünya harıl harıl enerji arıyor. İş o raddeye geldi ki, teknoloji devleri gidip kendilerine özel nükleer santral kuruyorlar.
Peki bizde durum ne? Elektrik faturası kaç gelir acaba… Yüzde 260 zam yürürlüğe girdi mi? Yaklaşık ‘1000 lira’ gelen fatura gerçekten ‘2600 lira’ olarak güncellenecek mi? İktidar bu kadar zam yapmayı kimden öğrendi?
2026’nın dünyasında işler de değişiyor. Hani o plazalarda havalı havalı yürüyen, “Ben stratejik planlama yapıyorum” diyen beyaz yakalı arkadaşlar var ya… Heh, işte o ‘yapay zeka’ en çok onların ensesinde…
Finans departmanları, hukuk büroları, hatta yazılımcılar… Çıkan yeni yapay zeka modelleri, finansal analizleri, sözleşme kontrollerini insanlardan daha hızlı ve hatasız yapıyor.
Çok yakında taksiciler, doktorlar ve hatta müzisyenler, filmciler… Kim varsa alayına…
İşin güzel tarafı, bizde teknoloji gelişince işsizlik artmıyor, bizde ‘kalitesiz işçilik’ ucuz olduğu için teknolojiye pek de gerek duyulmuyor!
“Yapay zeka alacağıma, asgari ücrete iki eleman alırım. Hem çay getirir hem fotokopi çeker“ mantığıyla şirketlerini yöneten patronlarımız var. Nereye kadar?