Murat Belge: 'PKK'yı IŞİD'le terbiye etme' kurnazlığı Türkiye'yi kör dövüşe sürükler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Hükümetin ne yaptığı değil, şu anda üstünde durmak istediğim konu. Kürtler üstüne üç beş şey söylemek istiyorum. Kürtler, Ortadoğu’nun bütün miras paylaşımlarının dışında bırakılmış halkı, Irak’ın parçalanmasından sonra, farklı bir “gelecek perspektifi” görmeye başladılar. IŞİD’in bu şekilde sahnede zuhur etmesi, Kürtler’e bölgede yeni bir rol biçecek gibi görünüyor. IŞİD’le Kürtler arasında bir uzlaşma, birlikte davranma mümkün değil. IŞİD’in Kürtler’e saldırması kaçınılmaz bir şey. Nitekim saldırıyor. Bu da, öznel niyetlerden bağımsız olarak, Kürtler’i IŞİD’e karşı güçlerin, tabii öncelikle Batı’nın doğal müttefiki haline getiriyor. Bu çatışma şöyle ya da böyle durulacak, bir çözüme bağlanacak. Ama bunun sonucunda Kürtler’in Ortadoğu çerçevesinde rollerinde, ağırlıklarında bir artış olacağı kanısındayım. Bu bana ayrıca olumlu gözüküyor.

Türkiye için Kürtler’le ilgili uzun vadeli politikanın da bu gelişmeyi desteklemek olduğunu düşünüyorum.

Irak’ın dağılmasından sonra Irak Kürdistanı’ndaki durum böyle düşünmeme yardımcı oluyor. Burada Kürtler’in bir özerk bölgeye kavuşmalarıyla birlikte, ilişkiler doğal kanallarında akmaya bırakılınca, Türkiye ile yoğun bir işbirliği süreci işlemeye başladı. Bu işbirliği iki taraf için de anlamlı bir hacme, rakamlara ulaştı. Irak Kürdistanı’nda şu anda görülen bu ortaklık, işbirliği, güçlenen Kürdistan’la da devam edebilir –doğal gidişine bırakıldığında devam edecektir.

Ama “Kürtler ayrılırsa”, “PKK bizim düşmanımız” ve benzeri, şimdiye kadar alana egemen olmuş kaygılarla hareket edilir, sözgelişi, “PKK’yı IŞİD’le terbiye etmek” gibi, tavşana kaç, tazıya tut politikası gibi kurnazlıklara yer verilirse, ne tavşan kaçabilir, ne tazı tutabilir, eskisinden beter kargaşalara kör dövüşlerine sürükleniriz.

Murat Belge’nin yazısı