Bugünlerin gözde konusunun çerçevesinde konuşursak, Atatürk’ün yaptırdığı Çankaya Köşkü’nde oturmayı reddederek “yeni” bir “saray” yaptırmak, “yeni Türkiye” kurmak anlamına gelmiyor. Bu ülke topraklarında bir “yeni çirkin bina” daha yaptırmaktan başka bir anlama gelmiyor. Hayatımızda “yeni” bir şeylerin başlaması için belki öncelikle “kendine saray yaptırma” alışkanlığından vazgeçmek gerekiyor.
Bir panelde, dinleyiciler arasından emekli bir subay haykırıyordu: “Ana rahminden doğmamış bebeğin beynine Atatürkçülüğü kazımamız lazım!
Beynimizden “Atatürk” yazısını (ya da “kazı”sını) silip yerine “Muhammed” yazmakla demokrasi olmaz, düşünce özgürlüğü olmaz, medeniyet olmaz. Sorun kafese kapatılmış kuşun önüne arpa yerine yulaf koymak gibi bir şey değil. Sorun kafesin kapısını açmak, daha doğrusu, kafes yapmaktan vazgeçmek. Saray yapmaktan da vazgeçmek olduğu gibi.