Bu örüntü sonraki yıllarda da genel olarak devam etti. Bu “sonraki yıllar”da Türkiye’de gerçek anlamda bir “sol” zaten silinmekteydi. Amerika’ya karşı takınılan, takınılacak tavırlarda böyle bir “sol”un haklı eleştirisi de yok olurken, gerek Kemalist, gerekse (daha yakın zamanlarda daha öne çıkan) siyasî İslâm kökenli bir düşmanlık onun yerini almaya başladı.
İşte, yeni “çuval vakamız”! Kaç yıl önceki çuvalın intikamı, anladık. Olduğu zaman, çuval geçirilen ekibin hayırlı bir amaçla orada bulunmadığını tahmin ediyorduk. Ama ortada bir “Musul’un Kürt valisi”ne yönelik suikast hazırlığının sözkonusu olduğunu bilmiyordum, bugün Amberin Zaman’ın yazısından öğrendim.
Bu, “ulusalcılar”ın intikamı. Erdoğan önderliğinde AKP’nin Amerika ile sorunları daha da ciddi. IŞİD konusunda farklı değerlendirmeler vb. bunlara son dönemde eklendi.
Amerika’nın çeşitli politikalarına karşı çıkacaksak çıkalım. Ama Türkiye’nin çeşitli faşizan planlarına engel olduğu için değil.