Kâbil Havaalanı’nda güvenliğin muhafazasını Amerikalılardan devralmamız gündeme geldi ve böyle bir durumda askerlerimizin Taliban kuvvetleri ile karşı karşıya gelmeleri ihtimali ortaya çıktı.
ABD’nin Afganistan’da 2001’de başlattığı bombardımanların ardından hâkim olduğu bölgeleri Afgan Hükümeti’ne bağlı birliklere bırakmak zorunda kalan Taliban şimdi her gün ilerliyor ve daha önce terketmek zorunda kaldığı yerleri birer birer geri alıyor. Yabancı birliklerin de çekilmelerinin ardından Taliban’ın artık başkent Kâbil’e de gireceği belli gibi ve bunun ardından tek bir hedefleri olacak: Havaalanı…
Peki, Mehmetçik ile Taliban havaalanında karşı karşıya geldikleri takdirde ne olacak?
Meselenin endişe verici tarafı, Taliban’ın Türkiye’ye hitaben geçen salı günü yayınladığı sekiz maddelik bildiri…
Fetvanın temelini Bakara Suresi’nin 191. âyeti teşkil ediyordu ve bu âyet İslamiyetin savaş konusundaki en önemli hükümlerinden idi:
“Size karşı savaşanları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram’da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte, kâfirlerin cezası böyledir”.
Taliban’ın Afganistan’da senelerden buyana devam eden mücadelesi bu fetva üzerine inşa edilmişti ama şimdi daha farklı ve bizim açımızdan da tehlikeli bir dönemeçteyiz: Bir yanda asırlar önce kurduğumuz ve Cumhurbaşkanlığı Forsu’nda iki ayrı yıldızla temsil ettiğimiz devletlerin mekânı olan Afganistan, diğer yanda da bize karşı uygulanabilecek bir fetva ve bu fetvaya dayanılarak kalkışılabilecek bir cihad tehdidi var…
İşte buyurun taptaze, nurtopu gibi bir dert!