Mümtaz'er Türköne: Muhsin Yazıcıoğlu yaşasaydı ne derdi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Şöyle derdi” diye söze başlayıp ahkâm kesmek, Muhsin Başkan’ın aziz hatırasını istismar etmektir. Başbakan başta olmak üzere herkes haddini-hududunu bilmeli.

Başbakan, BBP yöneticilerini ihanetle suçladığına göre “yaşasaydı bana oy verirdi” demeye getiriyor. BBP ise bir siyasî parti olarak cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında bir tutum belirliyor. Genel Başkan Mustafa Destici, seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vereceklerini, gerekçelerini tek tek sıralayarak açıklıyor. Karar hükmî şahsiyeti olan bağımsız, üstelik temsil kabiliyeti olan bir siyasî partinin kararı. Hiç kimse, yaşasaydı ne düşüneceğini bildikleri halde Muhsin Başkan’ı referans göstermiyor; madde madde gerekçe sıralıyorlar ve kararın sebebini açıklıyorlar.

Referans gösteren tek kişi var: Başbakan Erdoğan. BBP’nin kararını “Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirasına ihanet”, “Onun hatırasını ayaklar altına alma”, “kemiklerini sızlatma”, “karnı genişlik”, “ilkesizlik” ve “zavallılık” olarak karalıyor. Mübalağasız bu ibarelerin hepsini peş peşe sıralıyor. Bırakın “Muhsin Yazıcıoğlu ne derdi?” sorusunu, Başbakan, Muhsin Başkan adına BBP yöneticilerine (halefine) ve dava arkadaşlarına ağır hakaretler ediyor. Asap bozucu, mide bulandırıcı bir saygısızlık ve hadsizlik yok mu bu sözlerde? Daha ötesi de var. Erdoğan, Sivaslıların Muhsin Başkan’ın hatırasına sahip çıkmasını “duygu sömürüsü” olarak aşağılıyor, sevenlerini de küçümsüyor.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı