Canım, Erdoğan “Filistin halkının da arkasındayız” demişti ama İsrail’le ticaretimiz de tam gaz devam ediyordu diyeceksiniz. Valla siz de haklısınız. Filistin halkının ne kadar arkasında olduysa Lübnan’ın da o kadar arkasında durur.
Hiçbir ülkeden ses çıkmadan biz yine önalmak derdindeyiz anlaşılan. İsrail’in Lübnan’a saldırısı için acele etmeyip ABD seçimlerini beklediğini bilmeyen yok. Trump kazanırsa Lübnan’a saldırmak daha kolay olacak. Peki biz niye saf tutmakta bu kadar acele ediyoruz?
Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir senaryo mu hazırlanıyor ne?…
Savaşa gerçekten hazır mıyız?
MSB’nin “Her türlü savaşa hazırız” açıklamasına bir anlam veremedim. Bize yönelik bir tehdit şu anda yok. Elbette ki bölgesel bir savaşın bizi etkilemesi kaçınılmaz. İsrail ile Hizbullah’ın yarenlikten karşılıklı füze atmasının ötesinde geniş çaplı bir savaşa girmesi halinde İran’ın da müdahil olacağı bir savaş ihtimali elbette var. Bu durum bizi de etkileyecek kuşkusuz. Askeri açıdan olmasa bile ekonomik açıdan etkiler.
Kürecik Radar Üssü, kullandırmasak bile İncirlik Üssü, İran ve Hizbullah’ın hedefleri olabilir.
Askeri açıdan Türk ordusu bölgenin en güçlü ve savaş kabiliyeti olan bir ordu. Ancak yine de bu bizim savaşa hazır olduğumuzu göstermez. Ekonomisi batmış bir Türkiye savaşa müdahil olursa bir daha belini doğrultamaz.