Mine Söğüt: Şort giymekle kapanmak arasındaki korkunç uçurum kimsenin umurunda değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Günlerdir ortalık “Kapalı ya da açık, kadınların ne giyeceğine karışamazsınız!” diyenlerle dolup taşıyor.
‘Kapalı’ kadının ne giyeceğine zaten fena halde karışılıyor olması es geçiliyor.

Göklerden indiği varsayılan birtakım buyruklarla bedeninden ve varlığından utanmaya kodlanan kadının kapanmasının özgürlükle değil esaretle bağlantılı olduğu gerçeği görmezden geliniyor.

Şort giymekle kapanmak arasındaki korkunç uçurum kimsenin umurunda değil.

Kız çocuklarına inanç adına küçük yaşta belletilen ‘Kadın olmaktan utanç duyma’ terbiyesinin üzerinde durulmuyor.

Kendi bedenleri üzerinde asla tasarruf hakkı tanınmayan kadınların bir özgürlüğü olduğu konusunda inat ediliyor.

“Bırakın kadınlar isterlerse şort giysinler, isterlerse başörtüsü taksınlar” denilirken kullanılan ‘istemek’ fiilinin anlamından bihaber gibiler.

Özgür bir kadın;

İsterse şort giyer; istemezse pantolon.

İsterse ipli bikini giyer; istemezse edepli bir mayo.

İsterse mini etekle gezer, istemezse uzun etekle.

İsterse askılı bluzla dolaşır, istemezse uzun kollu bluzla.

İsterse saçını toplar, istemezse omuzlarına saçar.

İsterse hava karardığında eve döner, istemezse sabaha kadar sokaklarda gezer.

İsterse evlenir, istemezse evlenmez.

İsterse çocuk yapar, istemezse yapmaz.

İsterse evlenmeden sevişir, istemezse sevişmez.

Giyiminden saçına, eğitiminden aşkına kendiyle ilgili her konuda; ister başkalarını dinler; istemezse kendi bildiğini yapar.

Mine Söğüt’ün yazısı