Mine Söğüt: Siyasi döneklik sadece bir fikir değişikliği değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2000’lerde liberal birçok gazeteci ve aydın ılımlı İslam modelinin lideri olarak gördükleri Tayyip Erdoğan’ı ve AKP politikalarını her açıdan desteklediler. Ancak 2010 sonrası AKP politikalarının yön değiştirmesi ve devletin hızla otoriteleşmesiyle birlikte birbirlerini suçlamaya ve Erdoğan’ın kendilerini aldattığını öne sürerek bir zamanlar yerdikleri cumhuriyet rejimine ve laikliğe sahip çıkmaya başladılar.

Doğu Perinçek, 70’lerde Maocu bir devrimci iken antiemparyalist duruşunu hep korumakla birlikte zamanın ruhunu koklaya koklaya ulusalcılığın dozunu ırkçılığa kadar çıkararak nihayetinde AKP politikalarıyla uzlaşan bir hale geldi.

Siyasi döneklik de sadece bir fikir değişikliği değildir. İktidarı her ne pahasına olursa olsun elde tutma hırsı ya da mevcut iktidara yakın durma kurnazlığıdır. Döneklik hem iddialı olmayı hem de tutarsız olmayı gerektirir.

Eski devrimcilerin devletçileşmesi, İslamcıların seküler devletle uzlaşma çabası, sekülerlerin faşistleşme olasılığı, liberallerin ılımlı İslam sempatisi… Tüm bunların samimi ve tutarlı kaygılarla değil ortak bir niyete hizmet eden ihtiras kaynaklı reflekslerle gerçekleştiğini anlamak için ülke ve dünya tarihine inançlardan, ülkülerden ve menfaatlerden mesafelenerek bakmak gerekir.

Bu ülkeyi ve hatta bu dünyayı, her koşulda güçlü olanın yanında durmayı zafer zannedenler değil ancak tüm zaferlerden kuşku duyanlar ve ahlakın tanımını tutarlılıktan yola çıkarak yapmayı göze alanlar değiştirebilir.

Mine Söğüt’ün yazısı