Mine Söğüt: Mülkiyet, adalet kavramını en baştan boşa düşüren bir değerdir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Adalet, mülkiyet haklarının ve bireysel özgürlüklerin korunması üzerinden şekillenir. Oysa mülkiyet, adalet kavramını en baştan boşa düşüren bir değerdir.

Çalışabilenin karşısında çalışamayanın, becerebilenin karşısında beceremeyenin, güçlünün karşısında güçsüzün, tercih edenin karşısında tercih etmeyenin, akıllının karşısında akılsızın, kurnazın karşısında safın, öncelikli olanın karşısında ihmal edilenin hakkı gözetilmeden, “edinilen mallar” nasıl ve kimden ele geçirilmiştir sorusunun cevabı aranmaya kalkıldığında ya da akıl “sınırlarla belirlenen bireysel özgürlüklerin” paradoksallığına takıldığında girilecek olan çıkmazlar adalet kavramının işaret ettiği tüm ölçüleri boşa düşürecektir.

Beşerî ya da ilahi…

İnsan eğer gerçekten bu dünyada adalete ihtiyacı olduğuna inanan bir canlı türü olsaydı onu inşa ederdi.

Ama insan bu dünyada adalete ihtiyacı olan değil sadece “ihtiyaçları” olan bir canlı türüdür.

Mine Söğüt’ün yazısı